Sibel

Doğrudan Alıntılarım-40
"Ezgiler, güzel çalındıklarında zihninde imgeler uyandırır." s.40. "Farkındalık, gerçekliği de, ifşa edilenin keskinliğini de bir nebze olsun azaltmıyordu ne yazık ki. Geçmiş hiç yaşanmamış gibiydi; ciddiye almaya istekli olduğu hiçbir ders sunmuyordu ona. Gelecek ise asla adım atmaya yeltenmediği bir gizdi. Yanlızca bu anın bir anlamı vardı, yalnızca bu an onundu." s.73. "Kimi insanlar, küreğin suyu dalgalandırması misali, kalıcı izler bırakmazlar." s.170.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. İstanbul.·Kitabı okudu
Reklam
Doğrudan Alıntılarım-41
“Kış gecelerinde ortalık kurak, sema yıldız dolu, sokaklar aydınlık bulunduğu zamanlar yürümeyi, düşünmeyi…tesadüfün meçhul elinin bizim için hazırlamakta olduğu saadet ve felaketleri, muvaffakiyet ve mahrumiyetleri düşünmeyi, velhasıl hayatı hissetmeyi pek severim.”s.4. “Bir romanın malum fasılları gibi sürüp giden o belirli, o mahut devrelerden geçmeye mahkum salon sevdalarından artık tiksinmiştim.”s.19. 🪟“Yine düşüncelerimin hazin yollarına nefsimi teslim etmemek için açık pencereden saplanmış, boş gözlerle sokağa bakmaya başladım.”s.30. İnsanı aşk kadar tedbirli, ağzı sıkı, başkalarına karşı müsamahakar eden bir şey yoktur.”s.37.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
Doğrudan Alıntılarım-42
“Gözlük takmanın bir manası yoktu, gözlerim son derece keskindi ve günlük yaşamın deneyimleri gözlerimin berraklığını karartmamıştı henüz.”s.4. “İşte böyle geçti bütün yıl. Şu anda fırtına gibi akıp geçtiğini anlamış olmama rağmen, geçerken birçok yönü, birçok görünümü varmış gibi, karışık ve korkutucu gelmişti. Aynaya bakıyordum da geçen yılın bıraktığı izleri görüyorum yüzümde. Gözlerim daha sert, huzursuz bakar olmuş, ağzım da daha kendinden emin… Burun kemerimin üzerindeki kırışıklık sonsuza dek var olacak tıpkı anılarım gibi. Aynaya bakınca görüyorum hepsini, art arda hızla gözümün önünden geçiyorlar.”s.76. ️”Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmiştir: Mutluyken fark etmezsiniz; ama yıllar geçtikçe, geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar, ah,anılar!..”s.105. ”Dışarıda bahar gümbür gümbür; kara kuşlar çıplak bir daldan diğerine uçuyor, uzaklarda ağaçları fırça dişleri gibi seyrek, siyah bir orman gökyüzüne uzanıyor ve onun ardında baharın ilk günbatımı, göğün çeyreğini ele geçirmiş, alev alev yanıyor.”s.126.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul·Kitabı okudu
Doğrudan Alıntılarım-43
“Oltaya gelen balığı çekerken misinayı kopartıp kaçmasın diye arada bir gevşeten balıkçı gibi, bu yeni tanışıklıkta dışa karşı kayıtsız görünmek niyetindeydi, çünkü aslında kadının peşine düşen kendisiyken onu kendi peşinden koşturmak istiyordu.”s.20. “Hiçbir şey zekayı tutkulu bir kuşku kadar bileyemez. Hiçbir şey olgunlaşmamış bir zihnin bütün olanaklarını karanlıkta kaybolan bir iz kadar harekete geçiremez.”s.36. “Kötücül suskunluğu bir asit gibi neşelerini eritiyor, bakışları sözcüklerini daha dudaklarından çıkarken acılaştırıyordu.”s.43. “Gerçeği ifade ettiğini düşündüğü sözcüklerin sadece geride hiçbir şey kalmadan patlayıp giden renkli balonlar olduğunu gördükten sonra hayatı anlamlandırmakta zorlanıyordu.”s.48. “Hakikatin bu denli basitçe, yanan bir kibrit gibi ayaklar altına alınıp çiğnenmesini anlayamıyordu.”s.70.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. İstanbul.·Kitabı okudu
Doğrudan Alıntılarım-44
“Zira hangi meslekte olursa olsun, mensubunu mahir eden şey ancak merakından ibarettir.”s.24. ”Senin sakal dediğin keçide de vardır. Bıyık dediğin kedide de bulunur. İnsanda ise ben yürek isterim, yürek!”s.75.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. İstanbul.·Kitabı okudu
Reklam