Sibel

Doğrudan Alıntılarım-46
”En çılgın hayal ürünlerinin gerçeklerden daha az ihtimal dışı olduğu şu günlerde, yıllardır süregelen dostluğumuzun anısına…” ”Aptallar gizlenebilmek için farklı görünmeye çalışırken, akıllılar görüntülerini değiştirmeden farklılaşıyordu.”s.134.
İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
Reklam
Doğrudan Alıntılarım-47
“İnsanın güvenliğini sağlayan tek şey karakter yapısıdır.”s.65. “Başarının gerçek değeri, büyük ölçüde, ona ne gözle baktığınıza bağlıdır. Oysa kader hiçbir şeye bakmaz, hiçbir şeye aldırmaz.”s.89. “Bir kurum, çalışanlarının gözünde kendi düşünceleri, hatta geçeci hevesleri olan karmaşık bir kimliğe sahiptir. Varlığı, tüm görevlilerin kendilerini sadakatle işlerine vermelerine bağlıdır ama sanki kurumun tadı kaçmasın diye, bu güvenilir görevlilerin kusursuz sadakatlerinde az da olsa sevecen bir küçümseme duygusu vardır…Benzer biçimde, hiçbir kurum onu yakından tanıyan çalışanlarına kusursuz bir bilgeliğe sahipmiş gibi gözükmez. Kurumlar, bazı çalışanlarının bildikleri kadar çok şey bilmezler. Heyecandan yoksun varlıklar oldukları için, hiçbir zaman tam bilgiye ulaşamazlar.”s.90. “Yanılgılar selinin içinden karşıya geçmeye çalışan zihni sözcükleri basamak taşları olarak kullanıyormuş gibi, düşünceleri sanki önce tek bir sözcük üzerinde durup dengesini buluyor, daha sonra adımını ötekine atıyordu.”s.97. ️“Yazmak, iç dünyasını özgürleştirmek, ruhunu tüm dış dünyaya açmaktı.”s.120. “Gerçekler bazen karikatürlerden daha zalimdir.”s.155.
İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
Doğrudan Alıntılarım-48
“New York gezmekle bitecek bir kent değildi, sonu gelmez bir dolambaçtı; ne kadar uzaklara giderse gitsin, kentin semtlerini ve sokaklarını ne kadar iyi tanırsa tanısın, kaybolmuş olma duygusundan kurtulamıyordu.”s.10. “İyi bir polisiyede gereksiz hiçbir şey olmaz; önemsiz ne bir cümle ne de bir sözcük vardır.”s.15. “Dedektif, nesneleri ve olayları bir araya getirip bir anlam çıkaracak düşünceyi ararken onların oluşturduğu engelin içinden geçen, kulak veren, bakan kişidir.”s.15. “H. ağlayan filozof Herakleitos için, D. de gülen filozof Demokritos için. Herakleitos ve Demokritos. Diyalektiğin iki kutbu.”s.100. 🪶“Doğru olduğuna yürekten inanmadığın hiçbir şey söyleme.”s.106. “Sirus,kumulus,stratus,nimbuslar ve onların değişik kombinasyonları artık tanıdık gelmeye başladı ona, her birini sırası gelince gözlemledi, adı geçen bulutlarla birlikte gökyüzünde nasıl bir değişiklik olduğunu gördü.Bulutlar renk sorununu da birlikte getiriyorlardı, siyahtan beyaza geniş bir yelpazeleri vardı, aralarında da sonsuz sayıda gri tonları. Bütün bunların incelenmesi, ölçülmesi ve deşifre edilmesi gerekiyordu. Üstüne üstlük, günün belirli saatlerinde güneşle bulutlar karşılıklı etkileşimde oldukları zaman ortaya çıkan pastel tonlar da vardı.Farklı atmosfer tabakalarındaki ısıya, gökte o anda görünen bulutlara ve güneşin konumuna bağlı olarak değişkenlerin tayfı da genişliyordu…Hiçbir şeyin ömrü uzun olmuyordu. Çok geçmeden renkler dağılıyor, başka renklerle karışıp silikleşiyor ya da gece inerken soluyordu.”s.142.
Can Sanat Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
Doğrudan Alıntılarım-49
“Bilgi yavaş edinilir, edinildiğinde de çoğunlukla büyük kişisel özveriler pahasına olur.”s.11. “İlk raporunu yazacağı gün geliyor. Bu tür raporlar Mavi için çocuk oyuncağıdır, bugüne kadar zorluk çektiği olmamıştır.Yöntemi, dış olgulara bağlı kalmak, her sözcük tanımladığı şeye bire bir denk geliyormuş gibi olayları tanımlamak ve konuyu daha fazla kurcalamamaktır. Mavi için sözcükler saydamdır, dünyayla arasında duran kocaman pencerelerdir, bugüne kadar onun manzarasını asla engellememişlerdir, hatta varlıklarını bile hissettirmemişlerdir. Ah, camın biraz lekelendiği, Mavi’nin de camın biraz lekelendiği,Mavi’nin de camın şurasını ya da burasını temizlemesi gerektiği olmuştur ama doğru sözcüğü bulduğunda her şey aydınlanmıştır. Daha önce defterine yazdığı notlardan yararlanarak, belleğini tazelemek için onları gözden geçirerek ve uygun ifadelerin altını çizerek, tutarlı bir bütün yaratmaya çalışır, fazlalıkları atar, meselenin özünü geliştirir. Bugüne kadar yazdığı bütün raporlarda eylem yoruma baskındır.”s.22. “Kaçırılan fırsatlar da kullanılan fırsatlar kadar hayatın bir parçasıdır ve bir hikaye ‘neler olabilirdi’ üzerinde oyalanamaz.”s.42. “Yazmak yalnızlık gerektirir. İnsanın hayatına el koyar. Bir anlamda bir yazarın kendine ait bir hayatı yoktur. Varken bile gerçekten var değildir.”s.56.
Can Sanat Yayınları. İstanbul.·Kitabı okudu
Doğrudan Alıntılarım-50
“Yaşamlarımız bizi alıp denetleyemeyeceğimiz biçimde sürükler ve hemen hemen her şey değişir. Biz ölünce her şey de ölür, ölüm her gün yaşadığımız bir şeydir.”s.9. “İçinden geldiği gibi iyilik yapmak, yaptığına olan inancından sapmamak ve sonuçlarına suskunlukla, neredeyse edilgence katlanmak.”s.25. “Bir parçası olmadan onun serüvenine katılıyordum,eşeğimin yanında yürüyen ergen bir Sancho’ydum, arkadaşımın kendisiyle savaşmasını izliyordum.”s.28. “Her hayat, nedeni belirsiz olguların toplamından, rastlantısal kesişmelerin, rastlantıların, kendi amaçsızlıklarından başka bir şey açığa vurmayan gelişigüzel olayların kaydından başka bir şey değildir.”s.31. ️“Hikayeler ancak onları anlatmasını bilenlerin başına gelirler.”s.35. “Genellikle insan hayatı ansızın yön değiştirir, oraya buraya toslar, sıkışır, kıvranır. Bir yöne doğru giden biri yarı yolda döner, durur, sürüklenir ve yeniden başlar.”s.70. “Her hayat sadece kendine indirgenebilir.”s.72. “Kuzeyden gelen bulutlardır bunlar, sürekli değişen hayal bulutları, bir araya gelip kocaman gri dağlar oluşturuyor,kısa sağanaklar yağdırıyor, dağılıyor, yeniden toplanıyor, güneşin önünden geçiyor, ışığı hep farklı görünen biçimlerde kırıyorlardı.”s.111. “Hikaye sözcüklerde değil, mücadelede.”s.120.
Can Sanat Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
Reklam