Tarihin uzak zamanlarında bir düşün içinde Uzun İhsan Efendi İstanbul’un kapılarını doyasıya seyahat ettirmek için açıyor. Bunun için kitabın kapağını hafifçe kaldırmamız yeterli. Yeniçerilerin kapıya dayanmasıyla başlıyor roman ve sonrası büyük bir heyecanla ilerliyor. Yazarın dili Osmanlıcaya yakın ve bazı kelimeleri araştırmak gerekebiliyor. Ama anlattığı konu itibariyle tam yerine oturan kelimeleri ve üslubu büyük bir zevk veriyor. Kitabın başında da bir düşte olduğunu belirtse de sonuna geldiğinizde şaşırabilirsiniz.
Okuyacaklara tavsiye edilir.
Yedi güzel adam içinden hikayeci olarak çıkan Rasim Özdenören kendi tarzı hikayeciliğini konuşturuyor. Dört farklı hikayesinde de dört farklı konuyu işliyor. Hikayeleri okurken hikayenin içine, yeni bir dünyaya karışıyorsunuz. Hikaye son kaygısını taşıyarak ne olacak acaba sorusunun peşinden sürüklüyor ve hikayeyi bitirmeden kalkması güç oluyor.
Okuyacaklara keyifler dilerim.