Görüyor musun, insanları nasıl birbirlerine karşı kışkırtmışlar ? Budalalık ve korku sayesinde, onları kör etmişler, ellerini ayaklarını bağlamışlar. Onlara zulmediyorlar, ter döktürüyorlar, eziyorlar, birine öbürünün eliyle vurduruyorlar. Onları tüfek, cop, kaldırım taşı hâline getirmişler. Sonra da, bu devlettir, diyorlar. ''Ananın yanına yaklaştı.
'' Bu cinayet, ana. Milyonlarca insanın öldürülmesi, ruhların katli... Anlıyor musun?... Ruhu öldürüyorlar. Bizlerle onlar arasındaki farkı görüyorsun. Bizden biri bir insana vurdu mu, utanıyor, acı çekiyor, özellikle tiksinti duyuyor! Oysa ötekiler, acımadan, kılları kıpırdamadan, rahatlıkla binlerce kişiyi öldürüyorlar, zevkle öldürüyorlar! Kendilerini insanlara egemen kılma olanağı sağlayan parayı, altını, önemsiz kâğıt parçalarını, bir sürü ıvır zıvırı korumak için boğuyorlar. Düşün bir kez: kendilerini savunmak, korumak için değil, varlık aşkına yapıyorlar. İçeriden değil, dışarıdan sakınıyorlar. ''