“Taş ve sopalar kemiklerimi kırabilir, ama sözler kalbimi kırar.”
- ROBERT FULGHUM
Robert Fulghum’un da belirttiği gibi, çocuk şarkısındaki o, “Taş ve sopalar kemiklerimi kırabilir, ama sözler hiçbir zaman beni yaralayamaz” dizesinin gerçekle pek ilgisi yoktur. Sözler yaralayabilir.
Giderken kızdığımız her şey nasıl da anlamını yitiriyor. Geriye sadece hüznü kalıyor mazinin. Avuçlarımızda tuttuğumuz acının tozuyla el sallıyoruz birbirimize. Havaya karışan seslerimiz, sevinçlerimiz, kederlerimizle yıkanıyor yolculuğumuz. Sesi hiç dinmiyor kulaklarımızda, Büyüyüp kalbimizde çağlayan o anne dualarının. Herkes bir hoşçakal kadar yalnız, Herkes bir veda kadar kimsesiz duruyor kapısında zamanın.
“Her sabah yeni bir manzara görecekmiş gibi camlara koşup değişen hiçbir şey olmadığını görmek ne soğuk. Düşüp yuvarlanan bir bozuk paranın peşinden koşarken, kelimelerin üzerine basa basa yürümek ne soğuk! Dizlerine kadar gömüldüğün karda yürümekte ne var! Boğazına kadar battığın kelimelerin içinde yüzmek ne soğuk!”