İstanbul'un, hatta İzmir'in Yunan olduğunu söyleyen, bunun üzerine şiirler, kasideler yazan Yunan muharrirlerini, şairlerini Yunan hükûmeti teşvik, tebcil ederken Ayasofya'da tek bir ses, tekbir sesi, ezan sesi işitmek isteyen bir insanı bizimkiler vatana ihanet suçuyla ağır ceza mahkemelerine sevkediyor...
Ey İslâm'ın nûru, Türklüğün gururu Ayasofya!
Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi ışıl ışıl yanan muhteşem mabet!.. Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun? Hani minarelerinden göklere yükselen, ta...mâverâdan gelen, ezanlar?! Hani o ilâhî devir, ilâhî nizamlar!..
Ayasofya ses vermiyor! Ayasofya bir hoş, Ayasofya bomboş!..
Ey Türk kendine gel,
Kendine dön!..
Vaktiyle Çanakkale'yi topla tüfekle geçemeyen kuvvetler, şimdi başka kanallardan kolayca geçmesini bildiler. Türkiye'miz bir uçtan bir uca yabancı zevklerin, yabancı eserlerin, yabancı fikirlerin bir panayırı hâline gelmiştir. Biz buna kültür emperyalizmi diyoruz.
Kültür emperyalizmi, siyasî askerî emperyalizmden daha tehlikelidir. Çünkü milletler topla, tüfekle, zorla yok edilemezler. Fakat yabancı ideolojilerin, yabancı zevklerin propagandası içinde kendilerini kaybeder, erir giderler.
Turizm perdesi arkasında düşmanlarımız bu topraklar üzerinde tarihî haklar hazırlayanlar var. Gün geçmez ki turizm sevdalıları, vatan topraklarını altından, yabancı eski bir devrin kalıntılarını çıkarmasınlar ve bu kalıntılara bir nevi kutsiyet izafe etmesinler!.. İzmir'de Efes'te, bir "Meryem Ana" efsanesi uydurdular. Orasını hristiyanlığın mukaddes yerlerinden biri hâline getirdiler. Meryem Ana'dan sonra ortaya Noel Baba çıktı. Antalya'da.(Noel Baba benim hemşehrim imiş de haberim yok!)...