Phil Jackson gibi ünlü bir koçun kendi kaleminden yazdığı bir kitabı okumak, basketbol ile ilgilenen bir insanın anlayacağı üzere ayrıcalıktır. Beğenerek okudum.
Her yaştan insana hitap edebilecek tarzda bir kitap. Dini ve ahlaki konular çok güzel işlenmiş. Ateşi kıvılcımken söndürmeli ve Yoksul köylünün oğlu adlı hikayeler çok hoşuma gitti. Farkında olmadan vicdan muhasebesi yapmamı sağlayan Tolstoy'a teşekkürlerimi sunuyorum. Büyük yazarsın, vesselam...
Knut Hamsun'un Açlık kitabının arka kapağında ''gerçekten açlık çekmeyenler bu kitabı okumasın'' tarzında bir bölüm vardı. Acıyı gerçekten çeken anlıyor. Hayatının herhangi bir bölümünde mahrumiyet çeken insanlar, bu kitaptan daha büyük anlamlar çıkarıp, daha fazla istifade edecektir. Az sayfayla çok şey nasıl anlatılır? sorusuna cevap bulmak isteyen okurlar bu kitabı okusun.
Kitap güzel ama kitabı okurken yazarın siyasi görüşü hakkında da az çok fikir sahibi oldum. Kitapta gezi olayları ile ilgili de bölüm var. Yazar açık şekilde polis ve hükümeti suçlamış. Herkesin siyasi görüşü kendini ilgilendirir ama yazarın sürekli bu konulara değinmesi ve benim bu konuları açıkça anlamam kitabı roman olmaktan uzaklaştırmış. Keşke siyasi konulara değinilmeseydi. Yine de yazarın polisiye konusunda önde gelenlerden olduğu yadsınamaz.
Öncelikle milletimizle ilgili bir eleştiride bulunayım. Mmilletimiz genelde kitap alırken önce sayfa sayısına bakar. Kitap 300 sayfayı aşkınsa tabiri caizse o kitap maça 1-0 geride başlar (sözüm meclisten dışarı). Dan Brown'un kitapları da bu kategoride yer alıyor. Ancak olay örgüsü, kurgu ve gerçeğin harmanlanıp bütünleşmesi bakımından o kadar harika bir kitap ki 574 sayfasını bir çırpıda okuyacaksınız.