Kadınla erkeğin yan yana gelemediği, birbirleriyle görüşüp konuşamadığı memlekette aşk olmaz (...) Neden biliyor musun? Çünkü erkekler uygun bir kadın görür görmez, iyi-kötü, güzel-çirkin, hiç bakmaz, haftalardır aç kalmış hayvanlar gibi üzerine atlarlar. Hepsinin alışkanlığı budur. Sonra da bunu aşk zannederler. Böyle bir yerde aşk olur mu? Sakın kendini kandırma….
Bazen hayatta yaşadıklarımızı başkasından duymak kadar insanı silkeleyen ve ne yaptığımı sorgulatan cümleler olaylar olur ve hayatın acımasız rüzgarı bir defa daha vurur … istemediğimiz bir zaman da
Kılıflı koltuklar, masa büfe içinde bir şekerlik kristal bir fincan takımı televizyon üzerinde uyuyan bir köpek biblosu… bütün bu eşyalar güzeldiler çünkü en sonunda Füsun denilen harika şeyin oluşmasına katkıda bulunmuşlardı.
Aslında kimse, onu yaşarken hayatının en mutlu anını yaşadığını bilmez. Bazı insanlar kimi çoşkulu anlarında hayatlarının o altın anını ^şimdi^ yaşadıklarını içtenlikle(ve sık sık) düşünebilir ya da söyleyebilirler belki, ama gene de ruhlarının bir yanıyla bu andan daha güzelini, daha da mutlu olanını ileride yaşayacaklarını inanırlar ……… insan eğer hayatının en mutlu anını yaşadığını hayal edebilecek kadar mutluysa, geleceğin de güzel olacağını düşünecek kadar iyimser olur…
Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım.
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım.
Şimdi ben tıpkı şifasız kanayan bir yarayım.
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım.