Bir yalan hangi amaçla söylenirse söylensin her zaman en kötü gerçekten daha kötüdür.../...
Hangi yaşta ölürsek ölelim, tamamlanmamış cümlelerimiz olacak...
Anladığıma göre, eski duygusuzluk beni tümüyle terk etmiş değil. Kalpteki soğukluk ise belki asla yakamı koyvermeyecek. Hiçbir aşağılanmadan yılmayışım, umutsuzluk anlamına gelebileceği gibi, bir umut kaynağı da oluşturabilir.
«Seni aradım bu gece. Ay da ordaydı. Şu
karşidaki değil; kızıl renkli, huzursuz ve
yalan söyleyeni degil, hayır, ötekisi, serin olanı,
berrak olani, insanın içebildigi ay.»
«Burda olsaydım elbette daha iyi olacaktı» diyerek arkaya yaslandım.
Ondan bana yükselen huzuru hissediyordum.
<Nasıl olur da insan ayı içebilir, Isabelle?»
«Suyun içindeyken, çok kolay. Tadı opal
gibidir. Ağzında çok bir şey duymazsın, ama
daha sonra, içinde parildamağa başlayişıni
hissedersin. Gözlerden tekrar dışarı çıkmak
ister. Ama sakın ha, işık yakmamalısın. Işıkta solup söner çünkü.»