Yaşlanıyordu ama bazen de yaşlandığı için haince bir sevinçle, kıs kıs gülüyor gibiydi. Yaşlılığın intikam zamanı olduğu duygusu taşıyan erkekler vardır. Kadınlar o dönemde kafayı yer, hormon ilaçları yutar, metre kalınlığında makyaj yapar, genç erkek avlarlar. Buna karşılık bazı erkekler yaşlandıklarında gülümserler. Ve böyle gülümseyerek yaşlanan bir erkek, kadınlar için genç bir boğadan daha tehlikeli olabilir. Ebediyen aynı ama bir yandan da ebediyen heyecanlı cinsiyet mücadelesinde böyle durumlarda erkek daha güçlüdür, çünkü artık arzu tarafından kamçılanmıyordur. Vücudu ona hükmetmez, o vücuduna hükmeder. Ve kadınlar bunu, hayvanların avcıyı hissetmesi gibi hissederler. Ancak siz erkeklere acı çektirebildiğimiz sürece hâkimiyet bizdedir. Sizi ödül ve cezayla oyalayabildiğimiz, size tekrar tekrar mahrumiyet yaşatabildiğimiz, siz de bunun üzerine bağırıp çağırdığınız, mektuplar yazdığınız ve tehditler savurduğunuz sürece, ortalıkta rahat rahat gezinebiliriz, çünkü güç hâlâ bizdedir. Fakat bir erkek yaşlandığında, daha güçlü tarafa dönüşür. Gerçi evet, bu da uzun sürmez. Yaşlanmak ve yaşlılık ayrı şeyler. En sonunda diğer dönem, yani yaşlılık gelir, erkekler çocuklaşır ve yine biz kadınlara ihtiyaç duyarlar.