Uğur

Uğur
@Martin1910
büyük çöküntü ve melankoli anları dışında neşeli
Gözbebeğimiz içimizdeki insanlığın tartısıdır. Kendimizi kaşlarımızın altındaki ışıkla belli ederiz. Küçük kafalar göz kırpar, büyükler ise şimşekler yayar. Gözkapaklarının altında hiçbir şeyin parıldamaması, beyin hiçbir şey düşünmüyor, yürek hiçbir şeyi sevmiyor demektir. Seven ister ve isteyen kişi şimşekler saçar ve ışıldar. Bakışlardaki alev kararlılıktan gelir; hayranlık uyandıran bu alev, çekingen düşüncelerin yanmasından oluşur
Sayfa 283·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hiçbir şey cehaletin çekingenliğine denk değildir, cehaletin cesaretinden başka. Cehaletin cüret etmeye kalkmasının nedeni, elinde bir pusula olmasıdır. Bu pusula, gerçeğe dair bir önsezidir ve sıradan bir zihinde, karmaşık bir zihinde olduğundan kimi zaman daha açıktır. Bilmemek denemeye davet eder. Cehalet bir düştür ve merak eden düş, bir kuvvettir. Bilmek bazen alıkoyar ve sıklıkla da bir işten vazgeçmeyi önerir. Gama bilge olsaydı Fırtınalar Burnu karşısında geri adım atacaktı. Kristof Kolomb gökbilimci olsaydı Amerika'yı keşfedemeyecekti
Sayfa 275·Kitabı okudu

Uğur

, bir kitap okudu
9/10
·256 syf.·
Beğendi
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 23:42
·
2026 2. kitabı
Alain de Botton
8.3/10 · 2.094 okunma
Ne kadar çirkinsek, en az o kadar güzel, zeki ve esprili birine kendimizden kaçmak için âşık oluruz. Ama böylesi mükemmel bir yaratık bir gün bizi severse nolacak? Şaşkına döneriz. Bizim gibi birini sevebilecek kadar zevkten yoksunsa, nasıl umduğumuz kadar harika olabilir? Âşık olmak için sevgilinin bizi bir şekilde aştığına inanmamız gerekiyorsa, o zaman aşka karşılık vermeleri durumunda zorlu bir ikilem ortaya çıkmış olmuyor mu? Eğer o kadar harika bir insansa, nasıl oluyor da benim gibi birine âşık olabiliyor?
Sayfa 46·Kitabı okudu
En cazibeli olanlar, ne onları hemen öpmemize izin verenler (nankörleşiriz sonra) ne de asla öpmemize izin vermeyenler (onları da çok geçmeden unuturuz) değil, dikkatlice ayarlanmış dozlarda umut ve hayal kırıklığı yaratmayı bilenlerdir
Sayfa 28·Kitabı okudu