Kendisine ilgiyle bakan kızlardan biriyle ciddi bir şekilde arkadaşlık edip (parka, sinemaya gidebilir, bir yerde gazoz içebilirlerdi), onda evleneceği izlemini uyandırıp (en zor kısım bu olmalıydı) sonra onunla yatabilirdi. Ama böyle bir sorumsuzluğu ancak kötü ruhlu bencil erkekler yapardı, Mevlut değil
İnsan şehirde kalabalık içinde yalnız olabilirdi ve şehri şehir yapan şey de zaten kalabalık içinde insanın kafasındaki tuhaflığı saklayabilme imkânıydı
"Türkiye'yi pilavcılar, satıcılar, döner kebapçılar değil, bilim kurtaracak!" diye bağırırdı. Einstein da yoksuldu; hatta fizik dersinden sınıfta kalmıştı, ama üç beş kuruş kazanmak için okulunu asla bırakmamış, kazanan da o ve milleti olmuştu
"İyi bir eğitim, zenginle fakirin farkını ortadan kaldırır!" Fazıl bey bu sözü ile fakir çocuklarına "İyi okuyup okulu bitirirseniz siz de zengin olursunuz" mu demek istiyordu? Yoksa "İyi okursanız ne kadar fakir olduğunuz belli olmaz" mı demek istiyordu?