Matemokuru

9/10
·90 syf.··
2018 14. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2018 23:13
Aslında inceleme yazmayacaktım, ama kitabı aldığım kütüphanenin yapmış olduğu bir yanlışlığı çok manidar buldum, sizinle paylaşmak istedim. Kitabımız: Hüzün ve Tesadüf Yazarımız: 'Mutlu' Kutlu Şaka değil, işte burada :) i.hizliresim.com/6JMpv9.jpg Madem yazdım, şuradan sesleneyim: - Mustafa amca, sen bize Seyfettin'i anlattın ama üç sayfa, sadece üç sayfa. Ben sandım ki sen onu bize uzun uzun anlatacaksın, biz kendimize ömürlük bir yol arkadaşı bulacağız, ama yoktu, bu kadardı, üç sayfada kaldı, üzdü. Ama sevdik. Seyfettin'i sevdik. Yol arkadaşı olamayacaksak da sevdik. Böyle bir kardeşimiz var, bildik. Bu da bize yeter dedik. Sonra ne yaptın, Seyfettin olmasa da yaparsın, dedin. "Bir şey yap güzel olsun, iyi olsun, adil olsun, barış olsun." dedin. Güzelliklerle dolu bir üç sayfayı da buraya bıraktın. Sonra "Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil" dedin Mehmet Akif'i hatırlattın. "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;  Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.  Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ... -Boğamazsın ki!  -Hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;  Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;  Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!  Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?  Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!  Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!  Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! 
Edebiyat
Hüzün ve TesadüfMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20074,873 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Carpe Diem! Yaşa! Yap ve unut...
8/10
·592 syf.··
2019 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2019 17:26
Dünya geoittir, iki artı iki dört eder, bir saat altmış dakikadır… diye gider bizlerin koşullu doğruları. Peki, bunlar kimin doğruları ve başkalarının doğruları bu kadar net, sorgusuz kabul etmemizin sebebi nedir? İnsan sorgulayan bir organizma değil miydi? Hayatta her şeyi kendi gözlem ve deneyimlerimiz ile bilmemiz mümkün değildir. Bazı şeyleri koşulsuz kabul eder ve onu doğru kabul edip, bir daha sorgulamamak üzere belleğimize hapseder, o bilgi doğruluğunda yaşamımızı devam ettiririz. “...doğru daima doğrudur ta ki birileri onun yanlış olduğunu kanıtlayana kadar ve tarih doğru sanılan yanlışlarla doludur.” ( Alıntı #39743689 ) Okuduğum kitaplar, kendi çapımda yaptığım bütün araştırmalar bana der ki; “sadece bilmeni istedikleri kadarını bilebilir, öğrenebilirsin.” Ondan daha fazlasını ise ne görür, ne okur ve ne duyabilirsin… Ancak düşlemek, kurgusunu yapmak ve düşünmek bana bırakılmıştı… Demek ki insan aynı zamanda düşünebilen de bir organizmaydı. Benim çıkardığım sonuç ise; “Başkalarının kurduğu ütopyalarda halk sıfatı adı altında sorgulamadan nefes alıp vermekti yaşamak.” “Kadınlar hayata katılınca yaşam tohumlanır, kurak araziler ormanlara, kültürler mirasa dönüşürdü.” (Alıntı #39993582 ) Erkek devlet, kadın aile kurar. Ve kadınlar… Dünya var olduğundan beri iğne ucu kadar kısa bir zaman diliminde kimliğine kavuşmuş, toplumların rahmi olan kadınlar. Cinsiyeti erkek olan bir devlette kadın olmak elbette çok zor bir iştir. Çünkü bu devlet senin kadın olduğunu fark etmez, özel durumlarını, özel ihtiyaçlarını bilmez ve koşulsuz yaşamına üst üste yükler ekler durur. Çocuk, mutfak ve yatak odası arasında bir dünya düzeni kurdurur. Ancak “Cumhuriyet” ile bir söz söyleme hakkımız, muhatap bulma çabamız
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Modern zamanda görsel idrak, aklın idrakinin önüne geçti. Bu da insanda üç hastalığın ortaya çıkmasına sebep oldu: 1. Teferrüc: Bakma, seyretme hastalığı. 2. Tecessüs: Başkalarının gizli hallerini öğrenmeye çalışma hastalığı. 3. Tekeşşüf: Seyredilme, görülme hastalığı. Bunun sonuncunda da 1. İmaj, hakikatin önüne geçti. 2. Akıl göze indi. 3. İnsanın bütün potansiyeli zayıfladı. Söz konusu hastalıklardan kurtulmanın yolu 'Haya'dan geçer. Haya hayat verir. Hayanın tahakkuku için ise insan ve Allah ilişkinin gözden geçirilmesi gerekir. Prof Dr. Mehmet Görmez
OKUNABİLECEK BAZI YAZARLAR (ALFABETİK)
ABDULKADİR GEYLANİ ABDULLAH YILDIZ ABDURRAHİM KARAKOÇ ABDURRAHMAN DİLİPAK ADEM APAK ADEM ERGÜL ADEM ÖZKÖSE AHMED CEVDET PAŞA AHMED GÜNBAY YILDIZ AHMED YESEVİ AHMED ZİYAÜDDİN GÜMÜŞHANEVİ AHMET ANAPALI AHMET HALUK DURSUN AHMET MAHMUT ÜNLÜ AHMET ŞİMŞİRGİL AHMET TEKİN AKİF İNAN ALEV ALATLI ALİ EREN ALİ ERKAN KAVAKLI ALİ FUAD BAŞGİL ALİYA İZZETBEGOVİÇ ARİF NİHAT ASYA ATAULLAH İSKENDERİ AYŞE ŞASA AZİZ MAHMUD HÜDAYİ BAHADIR YENİŞEHİROĞLU BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ BEKİR DEVELİ BÜLENT AKYÜREK
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2019 22:48
Sünnet neden garip/Nurettin Yıldız  Kitapta; Resulullah'ın(sas) zorunluluğu, hadisi şeriflerin oluşumundaki doğallık, Kur'an'ın öğrenileceği hocanın önemi, Resulullah'ın(sas) otoritesinin sarsılması; bu devrin İmtihanı, Resulullah'ın(sas) sözlerinden neden etkilenemediğimiz, hadisleri anlamaya dair örnekler, hadislerin pratiği ve yaşanmış İslam, Resulullah'ın dilini anlayabilmek için yaşanacaklar, hadislerin durduğu yer,  geçmişin büyük mirası ve bazı görevler, hadisler;hadis zekâsı ve sahabenin hadis titizliği, hadis kitaplarının teşekkül süreci,  Sünnete dönüş gibi başlıklar ve altında çok değerli cümleler var..
Din
Sünnet Neden Garip?Nureddin Yıldız · Tahlil Yayınları · 2017672 okunma