Gönül

Gönül
@Matgnl34
Peronlarda bulunan sarı çizgiyi geçmeyen ve her ne sebeple olursa olsun Ray Hattına inmeyen// Duygusallığı diz boyu ikizler burcu.. // Hayır demesini bilmeyen ve daima gülen biri️
Kendi iç mahkemesiyle hesaplaşip kendi kendisini sorguya ceken icindeki 'Ben'i farkedip kabugundan siyrilarak ozunu kesfeden yani aydinlanma yasayan bir adamin öyküsü.. Zweig'in de dedigi gibi; "Bir insan kendisini bulduktan sonra, onun bu dunyada kaybedebilecegi hiç bir sey yoktur.Ve o kisi kendi içindeki insanligi anladiktan sonra, bütün insanlari anlayacaktir."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·167 syf.··
2019 21. kitabı
Kitaplığınızda ve düşünce limanınızda muhakkak yeri olması gereken bir kitap. Bütün eserlerinde aynı hazzı aldığım nadir yazarlardan biri. Bu eseride okumayanlar için kesinlikle kayıp diyebileceğim nitelikte.
Doğunun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 199840,1bin okunma
"Herkes kendi Tanrısına, diğerlerinin dualarını susturması için yakarıyordu" . . . Şaşkınlığımız kadar büyüktü umutlarımız da. Yarınlar ne kadar karanlıksa, yarından ötesi o kadar aydınlıktı. . . . “İnandığım insanlar yüzünden, beklediğim yarınlar dünde kaldı..." ️️️
Bir hastanenin bekleme salonundaydım : Yaşlı bir kadın bana dertlerini anlatıyordu… İnsanların tartıştıkları şeyler, tarihteki kasırgalar – onun gözünde bir hiçtiler : Zaman ve mekan içinde bir tek onun derdi hüküm sürüyordu. “Yemek yiyemiyorum, uyku uyuyamıyorum, korkuyorum, mutlaka cerahat var”, diye sıralıyordu, dünyanın kederi buna bağlıymış gibi çenesini sıvazlıyarak… Tiridi çıkmış, çenesi düşük bir kadının kendine dikkat edişindeki bu aşırılık, önce beni dehşetle tiksinti arasında kararsız bıraktı; sonra, sıra bana gelmeden hastaneden çıktım gittim, ağrılarıma ilelebet sırt çevirmeye karar vermiştim… “Her bir dakikamın elli dokuz saniyesi”, diye söylendim sokaklarda, “acıya ya da… acı fikrine vakfedilmiş. Keşke bir taş olabilseydim! ‘Yürek’ : Bütün azapların kökeni… Nesneye imreniyorum… maddenin ve donukluğun lütfuna… Küçük bir sineğin gelgiti bana kıyamet bir iş gibi görünüyor. Kendinden çıkmak günah işlemektir. Rüzgar, havanın çılgınlığı! Müzik, sessizliğin çılgınlığı! Bu dünya hayatın önünde pes ederek hiçliğe karşı kusur işlemiştir… Hareketten ve rüyalarımdan istifa ediyorum. Namevcudiyet! Tek zaferim sen olacaksın… ‘Arzu’, sözlüklerden ve ruhlardan hepten silinsin! Yarınların başdöndürücü şakası önünde geriliyorum. Ve bazı ümitlerimi hala muhafaza etsem dahi, ümit etme melekemi hepten kaybettim.”

Gönül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
2020 1. kitabı
Emil Michel Cioran
7.5/10 · 14,5bin okunma