Dilara

Konuşup tüm şüpheleri ortadan kaldırmaktansa, sessiz kalıp aptal sanılmak daha iyidir. Abraham Lincoln
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Dilara

, 2026 okuma hedefini güncelledi.
TUS var seneye, güncelledim
2026 OKUMA HEDEFİ
1/10 kitap - %10 tamamlandı
1 kitap okudu
10 kitap
256 sayfa
0 inceleme
10 alıntı
22 günde 1 kitap okumalı.
Bilimciliğin 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında kazandığı zaferden bu yana, mantık ve rasyonel sorgulama olarak aklın kutsanmasının sebebi, eşya ve hadiselerin, terimin Kadim Yunan'daki anlamında "hakikatini kavramak" istememiz değil, rasyonel bir düzenin, dünya üzerinde tam bir kontrol sağlamamıza yarayacağına duyduğumuz inançtır. Değer yargılarımızı, eğitim sistemimizi, siyasî düzenimizi ve günlük hayatımızı tanımlayan araçsal rasyonalite, kontrol, öngörülebilirlik ve hâkimiyet için kullanışlı bir gerekçe sağlar ama büyük ölçüde sahte bir güvenlik, memnuniyet ve tatmin duygusu verir. Bu rasyonalite anlayışı eşyanın, bir kullanım değeri olduğu için anlamlı, önemli olduğunu ileri sürer. "Rasyonel" olan "yararlı" olandır. Artık şeylerin içkin akledilebilirliği veya "rasyonalitesi" yoktur, sadece istediğimiz şekilde kullanmakta özgür olduğumuz kullanım değerleri vardır. Oysa bazı şeylerin kendi zâtında kıymetli ve önemli olduğunu bu çağda hatırlamak, sahih bir tefekkür ameliyesinin temel görevi olmalıdır. Düşünmek, her tür kâr-zarar ve fayda mülahazasından önce, insanın kendini gerçekleştirmesi için gereklidir. Felsefî anlamda "kendinde şey"i yok eden ve her şeyi metalaştıran bir dünyada iyinin, doğrunun, güzelin, inancın, sevginin ve dostluğun yaşaması imkânsızdır.
Sayfa 29
Kant, Aydınlanma'yı "insanın kendi kendine dayattığı vesayetten kurtulması" olarak tanımladı. "Vesayet, insanın kendi anlayışını, bir başkasının yönlendirmesi olmadan kullanamamasıdır." İnsanlık tarihini şekillendiren baskı ve cehaletin çoğuna, insanın kendi toyluğu neden olmuştur.
Sayfa 22
İstemem
'Ben gönüllü bir köleyim, kulağımda küpem. Kalbini fethedecekse geçerim bin Sina’yı birden. Yoksa neyime? Bu fethi istemem, Mısır’ı istemem, cihanı istemem. Ben Sultan Fatihim, önündeyim İstanbul’un. Yakarım bu şehri yüzünde bir tebessüm için. Yoksa gül yüzünü güldürmeyen sultanlığı istemem, İstanbul’u istemem. Ben bir garip yunusum, yazdığım sensin, yandığım sen.' FSM