Mavera

Mavera
@Maverraa
"Sözcük sınırlı, muhayyile ise sınırsızlıktı." Yûsuf ile Züleyha
Yükseliş 2417
10/10
·432 syf.··
2024 14. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2024 13:43
Selamın aleyküm! Uzunca bir aradan sonra 2417 serisinin ikinci kitabına kavuşmanın verdiği heyecanla kısa sürede bitirdim kendisini. Kesinlikle beklediğime değdi. Çoğu üçleme eserlerde olduğu gibi bu eserde de ikinci kitap, üçüncü kitaba zemin hazırlayıp arkayı toplayan bir kitaptı. Yazarımızın kalemi aynı sağlamlığında devam ediyor; yapılan psikolojik çözümlemeler, analizler okuyucuyu asla sıkmıyor aksine adeta kitaba düğümlüyor. Kitap içerisinde gerilim hiç eksik olmadığı gibi "Yok artık!" demekte zorunlu bir husus hâline geliyor. Bu kitapta; ilk kitabın sonunda yaşanan olayın devamını, sonucunu ve getirilerini, gerçekleşen işkenceleri (Bu kısımlar oldukça gericiydi! Her satırında "Ervin hâlâ nasıl dayanıyor" diye düşünmekten geri duramadım, ana karakterimize bir kere daha derin saygı ve hayranlık duydum.), ana karakterimizin girdiği psikolojiyi, Ervin'in tabiriyle "Hera"ya dönüşümünü ilk bölümlerde okuyoruz. Devamındaysa Hera-Ervin ikilemesini iliklerimize kadar hissediyoruz. "Hera" adının neden tercih edildiğinden tutun nasıl "Hera" oldurulduğuna kadar her detayı öğreniyoruz. Bu açıdan ikinci kitap; kurguyu iyice kafaya oturtuyor, ana karakteri anlamamızı, ona karşı empati kurup kitaba olan bağımızı güçlendirmemizi sağlıyor. Ayrıca Hera'yı tanırken onu Ervin'den ayıran 'gerçek' farkları da öğreniyoruz. Bu sayede neyi neden yaptığını çok daha iyi kavrıyoruz. Tüm bunların yanında kitapta bol bol Ervin-Kuzey ikilisini yan yana okuyoruz. Kuzey'in Hera'ya olan hayranlığının onu nereye sürüklediğini öğrenirken aynı zamanda Kuzey'i de anlamlandırıyoruz. İlk kitaptan tanıdığım Kuzey beni çok cezbedememişti açıkçası. Ancak bu kitapla kendisini hâlen sevemiyor olsam da saygı duydum. Biraz daha olaylar hakkında detay verecek olursam; kitap boyu sürekli planlar
Edebiyat & Roman
Yükseliş 2417Sinem Ataklı · Parola Yayınları · 2024301 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Proje 2417
10/10
·400 syf.··
2024 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 07:38
Selamın aleyküm! Öncelikle, Proje 2417'nin benim okuduğum kurgusal kitaplar topluluğunda tahtın sahibi olduğunu söylemem gerek. Bu kitabı ilk olarak Epsilon yayınevi baskısından okumuştum. Ancak ikinci kitabı o yayınevinde tükenmişti ve devamını okumak nasip olmamıştı. Uzunca bir aradan sonra (ki bu arada bu kitabı 3 kere tekrar tekrar okudum) yazarımız Sinem Ataklı yeni bir yayınevinden değişiklikler yaparak tekrar basılacağını duyurduğunda heyecanla beklemeye başladım. Çok şükür ki elime ulaştı ve ulaşır ulaşmaz kendimi sayfalara bıraktım. Türk edebiyatında da Dünya edebiyatında da yakın geçmişte verilen eserlerde kadın karakterin güçlü, ayakları yere basar bir şekilde ele alan (Feminist eserleri dâhil etmiyorum) kurgu bulmak oldukça güç. Proje 2417 ise bu kapsamda okuduğum ilk ve tek kitap. Ayrıca distopik ve ütopik kitaplara ayrı bir ilgim var. Her birinin geleceğe bakış açısı farklı ve bu farklılıkların teoriler üzerine beni düşündürtmesini seviyorum. Tüm bunlar bi yana kitabın içeriğine gelecek olursam, gerek psikolojik çözümlemeleriyle gerekse de olay kurgularıyla ince ince işlenmiş bir eser. Yazarın Ardel isimli serisini de okudum ve vardığım kanı yazarımızın kaleminin bu alanda oldukça sağlam olduğu yönünde. Ana karakterimiz Ervin, 'Hera' olarak benliğinde çift kişilik barındırmaya zorunlu bırakılmış bir savaş pilotu, hemide yaşadığı zamanın en iyisi. Kendisini eğiten askerler, onun potansiyelinin farkında olarak kendi emelleri için Ervin'i bir yıkım makinesi, bir dikdatör olması için adeta beynini yıkayarak ikinci bir kişilik oluşumu için çabalıyorlar. Ve başardıklarını da görüyoruz. Kitap içerisinde sık sık Hera'nın acımasız, vicdansız olduğuna; Ervin'in ise merhamet, fedakârlık gibi duyguları barındırdığına değiniliyor. Bu iki kişilik; kitap içerisine
Edebiyat & Roman
Proje 2417Sinem Ataklı · Parola Yayınları · 2024445 okunma
...Çünkü bizi ve yaşadığımız çevreyi kirleten herhangi bir madde veya mikroplar değil, negatif enerjidir. Negatif enerjiyi kıran temiz su ve topraktır. Vücudu ve elleri yıkarken sabunlamak bile şart değildir. Cilt üzerinde yaşayan ve cilt sağlığını korumakla görevli mikroplar, bu işi bizden daha iyi yaparlar. Biz sabun kullanarak mikropların görevini aksatmış oluruz.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Deterjan, kozmetik ve vücut bakım ürünlerini kullananlar halsiz, uyuşuk, depresif ve mutsuzdur. Hormon dengesi bozulmuş, hafızası zayıflamış, şuuru bulanıklaşmıştır; sağlıklı düşünemezler, yüzleri toprak rengidir, tırnakları gri veya mordur, saç dökülmesi ve kıllanma problemleri vardır. Bütün bunlar, Allah'ın [c.c.] hizmetimize verdiği, yalnızca görevini yerine getirmeye çakışan mikropları, vazife başında öldürmenin karşılığıdır.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ekolojik dengeyi sağlayan her bir çeşit mikroorganizmanın görevi o kadar farklı, net ve incedir ki, insanlar bunları asla başaramaz. Mikroorganizmalar aniden yok olsa, bütün yeryüzü kalın bir çöp tabakasıyla kaplanır; dünyadaki canlılık bazı bilimadamlarına göre 1,5 saat, bazılarına göre daha kısa sürede sona ererdi.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı