... Lirik öykü ve destanların hepsinde müşterek olan şuydu: Bunlarda aşk, hiçbir zaman visale ulaşamayan bir şey, yani "ebedî bir hasret "ti.
Mecnun Leylâ'yı arar, Leylâ için yanardı. Fakat Leylâ'yı gördüğü zaman tanımaz ve her rastladığı kıza:
- Sen Leylâ mısın?
Diye sorardı. Cevap alması şart değildi. Çünkü Leylâ'yı esen rüzgâr, uçan kuş, çağlayan su yahut da dağda dolaşan gazal yavrusu pekâlâ temsil edebilirdi...
... O yıllar kanlı, muammalı bir yüzyıla gebeydi. Bir yüzyıl sona eriyordu. Yeni bir yüzyıl doğmak üzereydi. Şu acayip, şu yaşanmaya değer yirminci yüzyıl!...