Madem hakikat budur. Ve madem her şey nihayet derecede hem kıymettar hem sanatlı hem manidar hem kuvvetli görünüyor, gözümüzle görüyoruz. Elbette tevhid yolundan başka yol yoktur ve olamaz. Eğer olsa, bütün mevcudatı değiştirmek ve dünyayı ademe boşaltıp yeniden ehemmiyetsiz muzahrefatla doldurmak lâzım gelecek. Tâ ki şirke yol açılabilsin.
Çünkü böyle çok esaslı bir cemal perdesi altında, böyle dehşetli bir çirkinlik saklanamaz ve bulunamaz. Eğer bulunsa o hakikatli cemal hakikatsiz, asılsız, vâhî ve vehmî olur. Demek şirkin hakikati yok, yolu kapalı, bataklıkta saplanır; hükmü muhal, mümtenidir.
(Şualar 14.sh - Risale-i Nur)
Çünkü mesela, gözü veren zat, hem gözü görür hem ince bir mana olan gözün gördüğünü görür, sonra verir .Evet senin gözüne bir gözlük yapan gözlükçü usta, göze gözlüğün yakıştığını görür,sonra yapar.Hem kulağı veren zat, elbette o kulağın işittiklerini işitir,sonra yapar,verir.