Mel

10/10
·576 syf.··
2026 8. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:19
Aynı dakika… Kitabın son satırlarını okuduğum an ve Bu satırları yazmaya başladığım an… Spoiler içermez Uzun zamandır kitabı bitirdikten sonra ben ne okudum dediğim bir kitap olmamıştı. Ta ki Dan Brown okuyana kadar. En son Dan Brown okuduğumda pandemiydi. Ve yazdığı her kitabını severek okuyan biri olarak bu kitapa da kaptırmıştım kendimi Bilgi selleri içersinde yaşanan cinayetleri ardı ardına okurken soluğum kesildi. Sadece kelimelerle bile bunu hissettirebilmişti. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse İsviçre’de bulunan çok gelişmiş bir bilim yerleşkesinde (CERN) işlenen cinayetle başlıyor olay örgümüz. Sonrasında bu cinayetin ılluminate tarafından işlenildiği ve çığır açan bir buluşun çalınarak vatikan’ı yok etmek üzere bir silah olarak kullanması için Vatikan’da saklanıldığının öğrenilmesiyle olaylar hız kazanıyor. Ve bir anda kendinizi olayın içindeyken buluyorsunuz. Sayfalar su gibi akıyor, zamanın akışını hissetmiyorsunuz. Eğer Dan Brown okumamış biriyseniz bu kitapla başlamanızı şiddetle öneririm. 3. Kitabımı okuyan biri olarak diğerlerinin arasına daha öncekilerde yaptığım gibi uzun zaman koyması asla düşünmüyorum. Yüzeysel bir yorum yazsam da kitabın etkisinin derin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çok uzutmadan yorumu kısa tutmayı düşünüyorum.
1000Kitap
Melekler ve ŞeytanlarDan Brown · Altın Kitaplar · 202542bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölüm olmayan diyar
7/10
·236 syf.··
2026 4. kitabı
**Daha önce hiç otobüse bir dünyanın nasıl olabileceğini düşündünüz mü? Ya da Lokman Hekimin ölümsüzlük iksiri için bulunduğu bitkiyi Misis Köprüsü’nden nehre düşmesine engel olsaydı nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk?** Aslında tüm soruların yanıtlarını bu kitabın içinde Ölüm kelimesi ve kavramı bizde hoş hisler uyandırmayan bir kelimedir çünkü kavuşamayacağın ayrılığın harflerle simgesidir ölüm. En sevdiklerimizi bizden koparan ve bizi sevdiklerimizden ayıran. Kitaplara biraz bile ilgi duyan birinin şose arama konun sarı kitaplarının en az biriyle yolları kesişmiştir. Benim de bu yazardan kitabım herkesin bildiği körlük kitabı yerine ölüm bir varmış bir yokmuş kitabı oldu. Ölüm kavramının yeni yılın ilk dakikası ile birlikte hiç var olmamış gibi silindiği dünyada olup biten siyasi, demografik, kültürel, ailevi ve dinsel sorunları yazarımızın dilinden okuyoruz. Her noktadan değindiği, eleştirdiği ve gözlerin önüne serdiği olaylarla aslında ölüm kavramının dünyanın dengesine kapladığı yerleri bizlere gösteriyor. Sadece dünya dengesinde değil insanlık üzerindeki denge anlayabilmek için ölüm olmayan o diyarınhikayesini okumanızı tavsiye ederim. Okumayı düşünüyorsanız kesinlikle başlamalısınız; aklınızın bir köşesinde değilse bile kesinlikle listenizin bir köşesine olmalı.
1000Kitap
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
2/10
·521 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 02:31
Kendimi bildim bileli çok popüler olan dizilere, filmlere ya da kitaplara karşı hep önyargılı olmuşumdur ve önyargımın kırılacağı zamanı bekler, o ana kadar harekete de geçmem genelde. Bu okuduğum serinin ilk kitabı da her yerden karşıma çıkmayı başarabilen bir kitaptı. Bu kitap için önyargımın kırıldığı nokta ise sosyal medyada içerik üreten bir kızın videosunda konusunu dinlediğim an oldu. Ve merak ettim. İlk birkaç sayfasını okuduğumda güzel bir fantastik seri olabileceğini düşünmüştüm fakat okumaya devam ettiğimde benim için öyle olmayacağını kısa sürede anladım. Neden bu sonuca vardığımı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Merak etmeyin herhangi bir spoiler içermeden kendi düşüncelerimi paylaşacağım. Beni en çok rahatsız eden nokta kesinlikle kitapta yer alan betimlemelerdi. Karakterin nasıl bir evrene uyandığından ziyade duygularını düşüncelerini; olayı ve konuşmaları bölecek ve hatta önüne geçecek seviyede betimleme okumak beni bir hayli yordu. Yazarın kaleminin çok başarılı olduğunu söyleyebilirim gerek betimlemeler içinde yaptığı benzetmeler ve kullandığı sözcük seçimiyle fakat 500 sayfa fantastik kitap okumak yerine 300 sayfa betimleme okudum ki bu fantastik kitaptan beklediğim etkiyi alamama sebep oldu. Ayrıca kitaptaki gelişmeler ve ilerlemeler minimum düzeyde iken kitabın içinde boğulmamak elde değildi. Serinin kitap sayısının fazla olmasındansa kitabın kurgusunun daha yoğun akıcı ve sürükleyici olmasını tercih eden biriyim. Belki de bu seride bir satış stratejisi olarak düşünülüp kurgu sakız gibi sündürülmüş olabilir. Beni en çok rahatsız eden ikinci bir nokta ise karakter gelişimi ve karakter ilişkileri oldu. Bir gün uyandığınızda olduğunuz dünyadan çok farklı bir dünyada uyandığınızı ve kimseyi tanımadığınızı üstelik yabancı bir adamla aynı
1000Kitap
İçi̇nde Bi̇r SenBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20213,966 okunma
Ölüm Dansı
8/10
·104 syf.··
2025 17. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 13:19
Uzun zamandır inceleme yazmamanın verdiği çekingenlik ve yazma isteğiyle birlikte henüz bitirdiğim kitabım için düşüncelerimi okumak isteyen okurlar için bir araya getirmek istedim. 16. Yüzyılda geçen kitabımız dili bakımıyla ağır olmayan, her bir bölümü sadece birkaç sayfadan oluşan ve toplamda ise 29 bölüm barındıran kısa bir roman. Romanımızın konusu ise toplumda ilk kez rastlanan vakalardan biri olan (kendimce isimlendirdiğim) “Ölüm dansına” yakalanan Strasbourg halkının bir yandan sefalet, açlık, yamyamlık, din ve tabaka çatışmasının hikayesini okuyoruz. Aynı zamanda yaptığı dönemin toplumsal eleştirilerini de gözler önüne sererek biz okuyucaya iletebilmeyi başarıyordu ve bunu 100 sayfalık bir romanda yaparak hem de. Kolay okunan dili ve akıcılığla merak edenlerin bir günde bitirebileceğini düşünüyorum. Merak ediyorum acaba okusam mı diye düşünüyorsanız kesinlikle şans vermenizi öneririm.
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
7/10
·1024 syf.··
2022 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2022 16:48
1024 sayfalık yolculuğun 8. gününde sonuna geldim ve bu yolculuk sayesinde edindiğim deneyimleri ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. İlk önce kısaca konusundan bahsederek giriş yapayım. Kitabın isminden de anlayabileceğiniz gibi kitap, bir kasabanın görünmez bir kubbe altında hapsolmasını anlatıyor. Dünya ile aralarına görünmez bir duvar örülen kasaba halkının bu kubbeden kurtulma çabasını, birbirleri arasında verdiği güç mücadelesini ve yaşanan ölümleri okuyoruz. Ben bu kitabı okumadan önce kitaptan uyarlanan ve aynı ada sahip olan dizisini izledim. Ne zaman izlediğimi tam olarak hatırlamıyorum ama diziyi kubbe kalktıktan sonra (sanırım son sezonda) yarım bıraktım. Dizinin başı iyi gidiyordu fakat konu ilerledikçe saçmalaya başlamışlardı. Böylelikle diziyi bitirmeden yarım bıraktım. Şunu fark ettim ki: Dizisi ile kitap arasında gerçekten çok fazla farklılık var. Açıkçası film ya da mini dizi olarak uyarlanması daha iyi olurdu, kitabı yansıtmak açısından. 3 sezonluk dizi yaparak her şeyi mahvetmek zorunda değillerdi. Sonunu bağlama açısından kitap diziye göre daha iyiydi. Bu konuda kitaba bağlı kalıp diziyi kısa kesselerdi, bu konu dizi olmak için çok güzel bir konu olurdu. Ve böyle bir kitabın gerçekten uyarlamasını izlemek de hoş olurdu. Ya da kitaptan daha iyi bir son yapmalıydılar. Eğer dizisini izlediyseniz kitabını da okuyabilirsiniz. Tam tersini de söyleyebilirim. Kitabını okuduysanız dizisine de şans verebilirsiniz. En azından 2. sezona kadar izlenebilir. Fuardan aldığım kitabı okumaya başladığımda çok az şey hatırladığımı fark ettim. Karakterlerin adlarını unutmuştum fakat okumaya devam ettikçe izlediklerim zihnimde canlanmaya başladı. Yine de kubbeden nasıl kurtulduklarını anımsamıyordum o yüzden merakla son sayfaya kadar okumayı
Roman
Kubbe'nin AltındaStephen King · Altın Kitaplar · 20111,034 okunma