Rüveyda

Rüveyda
“Bizi korkutan şey;içimizdeki karanlık değil,ışığımızdır”…” “Adığe Pşaşe”
“Bütün duygularını sonuna kadar aç ve hayatın Mırıltısını dinle.”
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Mutluluk ve mutsuzluk üzerine…
“Mutsuz olmak için harcadığın tek bir an sana geri gelmeyecek. Yaşamının ne zaman başladığını biliyorsun ama ne zaman biteceğini bilmiyorsun. Yaşadığımız her saniye bize sunulmuş bir hediyedir ve onu ziyan etmememiz gerekir. Mutluluk şimdiki zamanda yaşanır. “

Rüveyda

, bir kitabı okumaya başladı
Maud Ankaoua
7.9/10 · 8,1bin okunma

Rüveyda

, bir kitap okudu
10/10
·1062 syf.··
2026 27. kitabı
Lev Tolstoy
8.5/10 · 55,5bin okunma
Suçum, sadece sevmekti…
10/10
·1062 syf.··
2026 27. kitabı
“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Dünya edebiyatının en meşhur giriş cümlesiyle başlayan bu dev yapıt, bize mutluluğun değil, mutsuzluğun anatomisini anlatıyor. Tolstoy, 1000 küsur sayfa boyunca sadece bir kadının trajedisini değil, koca bir imparatorluğun ve insan doğasının röntgenini çekiyor. Anna Karenina karakteri, edebiyat tarihinin en kanlı canlı, en gerçek kahramanlarından biri. Onun Kont Vronsky’ye olan tutkusu sadece bir ihanet değil; içinde hapsolduğu donuk, kuralcı ve ikiyüzlü yüksek sosyeteye karşı bir başkaldırıdır.Ancak Tolstoy bize şunu hatırlatıyor: Toplumu karşısına alan bir kadın, o toplumun vicdan azabıyla ve kendi suçluluk duygusuyla nasıl baş başa kalır? Anna’nın yavaş yavaş paramparça olan ruhunu okumak, bir trenin yaklaşmasını izlemek kadar gerilimliydi bence. Birçok okur Anna ve Vronsky’nin aşkına odaklansa da, benim için kitabın asıl kalbi “Levin”dir. Levin’in toprakla, inançla ve ölümle olan mücadelesi aslında bizzat Tolstoy’un kendi arayışıdır. Anna şehri, tutkuyu ve yıkımı temsil ederken; Levin köyü, sadakati ve anlam arayışını temsil ediyor. Kitabın bu iki zıt hayatı paralel işlemesi, eseri sadece bir roman değil, bir hayat rehberi kılıyor. ️Belki bir parça SPOİLER!!!️ Kitapta beni en çok etkileyen, toplumun Vronsky gibi bir erkeği "çapkın" olarak kabul edip, Anna gibi bir kadını "iffetsiz" diye dışlaması oldu. Tolstoy, 19. yüzyıl Rusya’sındaki bu ahlaki çifte standardı öyle ustaca işliyor ki, günümüzde bile ne kadar güncel olduğunu hayretle görüyorsunuz. ****Neden Okumalısın?**** Tolstoy, bir karakterin zihninden geçen en ufak bir kıskançlığı veya pişmanlığı sayfalarca anlatırken sizi hiç sıkmıyor; aksine "Evet, aynen böyle hissedilir!" dedirtiyor. Bir at yarışını,
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma