El, bir şaheserdir. Hem hisseder hem de hareket eder. Hemen hemen görüyor bile denebilir.
Ele silah ve alet imal etme imkânı veren; derisinin, dokunma cihazının, kaslarının ve kemiklerinin anatomik düzenidir. Her biri mafsallı üç kısımdan meydana gelen, elin ön kısmı ve kemikli kütlesi üzerine monte edilen beş kaldıraç, yani parmaklar olmasaydı, madde üzerinde hiçbir zaman hâkimiyet kuramazdık.
El, en kaba işe olduğu gibi en nazik işe da yatkındır. El, ilkel çağda avcının çakmak taşından bıçağını, demircinin balyozunu, ormancının baltasını, çiftçinin sabanını, şövalyenin kılıcını, pilotun kumanda aletlerini, ressamın fırçasını, gazetecinin kalemini, dokumacının ipliğini aynı beceriyle kullanmıştır. El öldürmeye de dua etmeye de çalmaya da vermeye de tarlaya tohum ekmeye de sipere bomba atmaya da yarar.