Gamمe

Gamمe
Aşk imiş her ne var âlemde, İlm bir kıyl-u kâl imiş ancak!
Her şer'de vardır bir hayır
Puan vermedi·176 syf.·
2024 4. kitabı
Ali Uçar, fabrikadaki işinden dönerken kitap okuyordu, fotoğrafını çekip paylaşan kişi, onun kitap okumasını ''kız tavlamak'' olarak nitelendirdi. Ali Uçar'ın cevabı ise; ''Arkadaşlar fotoğraftaki kişi benim ve hiç utanmıyorum karşımda oturan kızın namusuna bakmadığım için... Ben cebi çok zengin biri değilim hatta ilkokul altı terkim ama ben toplumun huzurunu kaçıran bir serseri olmadığım için utanmıyorum. Elbisem kirli, terliğim bindiğim metroya uygun değil, zihnimi kirletemiyorum... Param yettiğince kitap alıyorum, kütüphaneye gidiyorum... ""...Bana kitap vermeyi yahut hediye etmeyi düşünen arkadaşlar ben cebimdeki parayı kitapçıya vererek mutlu oluyorum çünkü ben o kitaba ücret ödersem yazarı kazanacak, yayın evi kazanacak, matbada çalışan insan kazanacak, stantta duran öğrenci arkadaşımız ve kitapçılar kazanacak ve çoğalacağız."" Kitabının çıktığını gördüğüm gün bende tüm okuyanlar gibi destek amaçlı almıştım, çok bir beklentim yoktu aslında beklediğim gibi olmadı. -bu da benim ayıbım olsun- "Her şer de vardır bir hayır" diye kapattım bir solukta okuduğum kitabın kapağını. Belkide kendisini tanıma fırsatı bulamayacaktık bu şer hayra vesile olmasaydı. Aslında yazma serüveni bu olaydan önce başlamış yazarımızın, kendisinin ifedesiyle "ünlü oldu hemen kitap çıkarttı demesinler" diye kitabın basımını ertelemiş. Romanın dili sade ve anlaşılırdı. Akıcı ve sürükleyici olduğunu da söyleyebilirim. Çünkü kahramanların başından geçen hikayeler çok tanıdık, hayatın içindendi. Konular arasında geçişi bence iyi yakalamış yazar, okurken olaylar arasında kopukluk yaşanmıyordu. Kitapta pek çok kitaptan alıntılar olması, felsefi diyaloglar olması zenginleştirmiş romanı. Konusuna gelince; ekonomik olarak sıkıntı çeken, eğitim hayatına devam edemeyen ve yazar olma
Edebiyat
Kitap Dokununca YüreğeAli Uçar · Ahbap Kitap · 2020159 okunma
Reklam
Ateşin Kızı: Füreya
9/10
·350 syf.·
2023 61. kitabı
Füreya yaşam serüvenini ilk kez anlatıyordu. Hikayesi bittiğinde; "Size çok teşekkür ederim. Çok değişik, çok renkli bir film seyretmiş gibiyim" demişti Candeğer.(syf. 315) Aynı hislerini yaşadım belgesel tadında bir kitaptı, çok beğenerek okudum. Şiddetle tavsiye ederim. Füreya'nın; aşklarına, mutsuz evliliklerine, Mustafa Kemal'e hayranlığına, yaşadığı hastalıklara, sanata tutkusuna, delicesine yaşama tutunmasına ve delice ölümü istemesine...hepsini Füreya'nın nezdinde ben yaşadım sanki. Füreya yaşadıklarını okurken bile yoruldum yaşamaktan. Sahi sen nasıl dayandın bu kadar acıya? Füreya, acılara gark olunarak bir ömrün geçmeyeceğini elbette anlamış olmalı ve sanatın iyileştirici gücünü kullanarak katlanabilir kılmıştı hayatını. Ayrıca kitabın başında söz edilen Füreya'nın dayısı, baba katili Cevat'ın biyografisi de çok ilgi çekiciydi. Kitabın sonunda Cevat ölmüş ve Bodrumlular sokaklara akın etmişti. Baba katili bir adam neden böylesine sevildi sayıldı biraz araştırma yapayım derken. Bodrum'a olan aşkı ile tanınan ünlü roman ve hikâye yazarımız 'Halikarnas Balıkçısı' çıkıvermişti birden karşıma. Osmanlı'nın son dönemlerini yaşamış bir kadındı Füreya. Kendi ülkesi tıbbi olanaklar bakımından, kültürel ve sosyal hayat bakımından yetersiz gelmeye başlamış ve dünyanın çeşitli yerlerine gitmek durumunda kalmıştı, pek çok kültür tanımıştı. Ancak ne olursa olsun tekrar kendi topraklarına dönmüş ve öz toprağıyla yaptığı seramiklerle tüm dünyaya adından söz ettiren sanatçı olmuştu. Sanırım bu yönüyle bugünkü Türkiye'ye çok büyük bir ders veriyor. Mustafa Kemal'de kendisine "Füreya Hanım görüyorum ki siz çok çalışkan bir insansınız. Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalı ve bir şeyler vermelisiniz memlekete." dememiş miydi. 9 yaşında hayranı olduğu mavi gözlü
Edebiyat
FüreyaAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20199,4bin okunma
İnsanın okuduğu en önemli kitap kendisi olmalı
8/10
·314 syf.·
2022 47. kitabı
İki kez okumayı Denediğim lakin beceremediğim; son okuma Denemem olduğunu düşünüp sahafa vereceğim kitaplar arasına bıraktığım bir kitaptı. Ölüm üzerine düşündüğüm bir anda ölüm üzerine yazılan denemeler kısmını okumaya başladım ve bir baktım kitap bitmiş.. Montaigne; kitabında doğumdan ölüme kadarki pek çok meseleyi 107 makale ile özetlemiş. "Her insan kendisi için bir derstir" hayat felsefesinden yola çıkarak insanlığa değil, kendine mesajlar verdiğini, sadece kendini anlattığını, kendi kendisiyle sohbet ettiğini söyler. Adeta "Okuyucuya, kitabımın özü benim” der. Ancak kitapta kendinize dair pek çok ayrıntı bulur; Hayatı ve kendini anlama çabasında olan her insan için sorular ve sorunların evrenselliğine bir kez daha şahit olursunuz.. Felsefe klasiklerinden olduğu için dilinin ağır olacağı yönünde tereddütlerim vardı. Yazarda "İnsan Ve Farklılaşan Dil" başlığı altındaki şu düşüncesiyle beni tasdikle(miş)di: [[[[[[[Kitabımın uzun ömürlü olabilmesi için daha sağlam bir dille yazılması gerekirdi. Ama ben kitabımı az insanlar ve yakın gelecek için yazıyorum. Dilimizin bugüne ka darki sürekli değişimine bakınca, elli yıl sonra şimdiki halinde kalacağına kim inanabilir? Her gün elimizden kayıp gidiyor, benim yaşadığım yıllar içinde yarı yarıya değişti. Her çağın kendi dili için dediği gibi: "Şimdi artık olgunlaştı." diyoruz. Hep böyle kaçıp değiştiği sürece ben dilimizin bugünkü halinde kalmasını özlemem. Kitabıma hiç çekinmeden kişisel birçok yazı koyuyorum. Bunlar bugün yaşayan insanların işine yaramakla kalır ve orta anlayıştan öte özel bilgileri olan kimi insanları ilgilendirir. Gördüğüm birçok insan gibi benim arkamdan da olur olmaz sözler söylenmesini istemiyorum doğrusu. "Şöyle düşünürdü, şunu yazardı, böyle yaşardı; şunu ister, bunu istemezdi; ölürken konuşsa
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Puan vermedi·411 syf.·
2020 72. kitabı
Okumak mı? Hayır okumadım, ilk defa bir kitabın konuşmasına şahit oldum Cemil hoca uzun uzun konuştu; benim payıma ise gözlerimi kapatıp dinlemek düştü. O hep sesli düşünmüş Peki ama ne için, kim için ? Bunu hakkıyla kavramak bilinciyle iyi dinlemeler..
Bilim
Sosyoloji Notları ve KonferanslarCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 2007947 okunma
Ey İmân Edenler!
10/10
·622 syf.·
2020 59. kitabı
SPOİLER.. YAZANA DEĞİL OKU(ma)YANA OKU'YU DA YANLIŞ OKUDUK İYİ Mİ Rabbimizin kelamına bugün kıymet verenler çok azaldı. Zenginler her şey yolunda deyip Kur'an'a bakmıyor iken diğerleri de açız diyererek Kur'ân'a sahip çıkmıyor. Lakin Kur'ân'ın bir ayeti dünyanın bütününden daha değerlidir. Aç kalmaktan değil, Allâh'la arayı açmaktan korkalım. Kur'ân'ı Kerim'i adet kabilinden okuyoruz. O bizimle her an konuşuyor. Oradaki sözler kimedir Kaç ayet "Ey iman edenler" diye başlar duymaz mısın. Kur'an Hz. İnsana idi bilmez misin Okumadığın gün karanlıktasn ve bu karanlıkta hiçbir şey meşru değil. Aydınlanmak için tekrar tekrar okumak lazım bir adı da Nûr olan bu kitabı. Çünkü her şey değişiyor, sorunlar artarak çoğalıyor. Mesela 21. yüzyılın modern çağında artık helvadan yapılan putlarımız yok ama Ana-baba, evlat, eş; Ev, araba, eşya putumuz var. Okuduğumuz öylesine muciz bir kitap ki dünya değişse de o tek bir kelime bile değişmeden tüm sorulara bir cevap verebiliyor. Zaman yaşlandıkça Kur'an-ı Kerim gençleşmekte.. Bunun için sürekli okumalıyız.. BAŞINDAN NE KADAR YÜKSEKTE O KİTAP Baş ucu kitabı dediğiniz meşhur kavram var ya işte bu kitap öyle bir kitap olmalı.. Öyle okudum bitti deyip birde saygı duyuyorum diyerekten yükseklere asıp gözden uzak tutmak yok. Yüksek raflarda değil baş ucunda duracak, durmalı. Çocukların bile ulaşabileceği İnsan mesafesinde kalmalı. Asıl olması gereken saygı budur. KUR'AN'A SAYGI MI SAYGISIZLIK MI Aman yükseğe koy, abdestsiz sakın dokunma, göbeğinin üzerinde tutmazsan çok günah, aman telefona da Kur'an yüklenir mi nerelere giriyorsun onunla vs. vs. Sadece bunlar öğretildi bize. Bizi böyle saygı diye diye uzaklaştırdılar, soğuttular Kur'andan. Yanlış anlaşılmasın bunlar yapılmasın demiyorum ama Kur'an'a saygı sadece bunlarla
Din
Kur'an-ı Kerim ve MealiElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Aktif, Sabah Yayınları · 20166,8bin okunma
Reklam