Tatarlardan Askerzâde

Tatarlardan Askerzâde
@Mecdiyeli
Şiir ve klasik severim tavsiyelere açığım Tarih ilgi alanım
İTÜ
19 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·382 syf.··
2021 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 21:06
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, birisi ‘’nasıl bir kitap?’’ yahut ‘’neyi anlatıyor?’’ diye sorduğunda uzunca cevabı düşündüğüm bir kitap öncelikle kitap neyi anlatıyor sorusuna cevap, her şeyi! Kitap evet, her şeyi anlatıyor bunları tek bir potada işliyor ki pota Hayri İrdal. Kesinlikle bir salata gibi karışım değil ölçüsü farklı değil ancak bir metal alışımı gibi de değil. Neden diye soracak olursak benim açıklamam şu yönde; Ahmet Hamdi psikanaliz, felsefe, kurgu, telkin kavramlarını işliyor ki bunları kişiler üstünden yahut ilişkiler üstünden yapıyor. Psikolojik örnek olarak çeşitlilik mevcut ayrı ayrı hikâyelerde bu konuda göze batmıyor bir hap gibi yutuluyor bu konuda bir önceki kitabım Tolstoy’dan Dirilişi hatırlattı hatta ondan daha pürüzsüz olduğunu belirtmek isterim. Psikoloji, kitapta size verilmiyor sezdiriliyor bu da bana Rus Edebiyatını anımsattı cidden. Bu karışım alışım gibi gelse de kitap akarken bazı yerlerde unsurlardan biri daha öne çıkabiliyor ama kitabın genelinde bir pürüzsüzlük hissiyatı olduğu için de salata diyemeyiz herhalde. Kitabın konusu üzerinde pek durmak istemem çünkü barizdir ve kısaca, Hayri Bey’in hayatının başından Halit Ayarcı’nın ölümüne kadar geçen süreyi ele alıyor ve bunu Hayri’nin ağzından yapıyor. Kitap fikrimce, konu bakımından dikkat çekici değil ama bir insanın dikkat etmesi gereken çok fazla diyalog ve replik bulunduruyor ki üstelik bolca karakter ile hayatta size destek olacaktır. Ben kitap konusunda Tanpınar’ın sanatı üstünde durmak istiyorum. Tanpınar kitapta ele aldığı her unsuru hastaya ilaç veren doktor hassasiyeti ile işlemiştir, bazen birini artırıp bazen eş tutmuştur ve bunu yaparken Türkçenin tüm nimetlerinden faydalanmayı istemiştir. Örneğin, Doktor Ramiz’in nutku sırasında salondakilerin uyması gibi basit ve
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·637 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 23:16
Öncelikle kitap sosyalizme yanı sıra hristiyan pratiğindrki hatalara, insan ruhuna ve insanın tanrıya boyun eğmesi gerektiğine bir bakış. Tolstoy, adalet sistemlerini eleştiriyor kitapta bu hapishanenin çözüm değil bir kangren olmasını gözler önüne seriyor. kitabın başında ve sonunda İncil'den alıntılar var, kitap inanılmaz bir karekter ve karekter hikayesi çeşitliliğine sahip olmasına rağmen inanılmaz sürükleyici. Kitabın konusu bir rus prensinin, juri olarak katıldığı duruşmada karşısına çıkan bir kadının sonucunda yaşadığı duyguların ve düşüncelerin "dirilişi" sonucunda hayatını değiştirmesi ve sonunda bambaşka birisi olması. Bu süreç sırasında adelet sistemini ele alıyor ki bu konu üstüne insan-tanrı-ahlak-cozum dörtlüsü arasında bir diyalog görüyoruz. Ayrıca bu süreçte prensin gençlik dönemindeki fikirleri yeniden alevlenir ve toprak mülkiyeti hakkında fikirler geliştirir bunu yaparken yazar sosyalizmin çözüm olmadığını gösterir hatta çeşitli devrimci düşüncelerini kendincr anlatıp karşı fikirler de koyar ancak bunları karekterin zihnindeki yorumlar olarak bırakır o yüzden tadını kaçırmaz.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2020 16. kitabı
Dede Korkut Hikâyeleri, Türklerin eski kültürünün doğurduğu bir semboldür. Hikâyelerde bolca İslam’da bulunan değerlerden övgü ile bahsedilmektedir ve ikinci dini husus Hikayelerde Türklerin şaman köklerinden gelen davranış ve semboller vardır bunlar İslam unsurları içinde gözü yormayan kuşkuya yer açmayan İslam’a yedirilmiş unsurlardır.  Hikâyelerde Türklerin kültür kimliği, yüce saydıkları erdemler fazlasıyla ön plana çıkmış ve nettir. Hikayelerde Avrupalı destanlar aksine kahramanlar ürkütücü betimlemelere sahiptir. Velhasıl Avrupa için eski Türklerin Atilla zamanında da çirkin ve korkunç olduğunu biliyoruz aslında böyle olmayı Hunlar kendileri istiyor, aynı sebepten dolayı yani düşmanlar korksun diye mi Dede Korkut Hikâyelerinde yiğitler böyle betimlemelere sahip, diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum çünkü Türk ozan ve dervişler çeşitli ellere varıp bu masalları değişleri aktarmaktadır. Şunu da demek isterim göçebe ve pagan-şaman kökleri olan destanlarda böyle betimlemeler hâkimdir.    Hikâyelerde doğa ve devlet hiçbir hikâyede olmadığı kadar övülüyor ve bu övgüler sonunda yine İslami bir hususa dayanıyor bu Türklerin dine geçişte barbarların Hristiyanlığa geçişte yaptığı gibi kendi dini sembollerini vaftiz edip devam ettirmediğini gösteriyor. Ayrıca Türkler Araplar aksine Ali ve Ali soyluları her hayırlı övgüde kullanıyor ve bir yandan Farslar gibi Ali’yi Muhammed’den üst tutmuyorlar, bunu her gazada ve hayırlı işte ‘’Muhammed Mustafa’’ ismini anmalarından anlıyoruz.    Türkler hakkında daha önce kutsal yerlere zarar vermemesi söz konusuyken Dede Korkut Hikâyelerinde, kilisenin yıkılıp; keşişlerin öldürüldüğünden bahsediyor ve ister istemez buna sebep olan unsur düşünülüyor, İslam mı yoksa İslam’a geçişle artan kültür etkileşimi mi? Fikrimce bu fars
Dede Korkut HikayeleriDede Korkut · Karaca Yayınları · 201713,3bin okunma
Puan vermedi·562 syf.··
2020 10. kitabı
Bu kitap benim koşusu kitaplarından biridir.dili diğer batılı bilim adamlarının dillerine göre daha hoş ve daha sadedir, giriş için uygun bir kitaptır.tabii ki bazı bilgileri güncel değildir veya tartışmalıdır buna örnek olarak Kırgız meselesi veya akhun meselesi gösterebilir. ancak Türkler sosyolojik olarak Medeniyet ve sanat olarak güzel anlatan, gözler önüne seren bir kitaptır.
Türklerin TarihiJean Paul Roux · Kabalcı Yayınları · 20171,092 okunma
Puan vermedi·413 syf.··
2020 9. kitabı
Bir rokettir başını alıp gidiyor size olay oymuş gibi geliyor ama değil kitapta anlatılan, sovyetlerin yerli halkın hayatına alanlarına müdahalesi hatta öğretmen olayı geçecek orada göreceksiniz ki Sovyetler özellikle cihan harbi sonunda bir paranoyak davranış sergileyip hesapsız suçsuz insanları gulaglara gönderdi. Mesela aralov bu olaydan payını alan birisi, iş bankasından Türkiye hatıraları yayınlanıyor cumhuriyetimizin kuruluşuna çok iyi bakış tabii bazı püf noktalarda ona kulak vermemek lazım. Burada notları paylaşacağım ama gün olur asla bedele dönersek kitap içimizde o gizli özlem olan coğrafyaya açılan bir kitap toprak ana kadar duygu seli değil ama beyaz gemiye göre fikrimce daha iyiydi.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Reklam