Meçhul

Meçhul
@Mechul_13
Pekiyi ama, o Meçhul âlemin tekevvününde payı yok mu okumanın??
“Evrim??” diyorlardı kendi aralarında, “ne gereği var ki??” ve iğrenç anatomik uygunsuzluklarını cerrahi yöntemlerle düzeltmeyi becerene dek doğanın onlar adına yapmadıklarından mahrum yaşadılar..
Sayfa 72 - Kabalcı Yayınevi·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Biraz Yorgunum
Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, En çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz.. Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler.. Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz.. En çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını...
Amentü
Dilce susup  Bedence konuşulan bir çağda Biliyorum kolay anlaşılmıyacak Kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın Yanık yağda boğulan yapıların arasında Delirmek hakkını elde bulundurmak.. ...
IV
Bulanık bir havuzun yanında buluyorum kendimi Bakımsız, taşları kırık bir havuzun yanında İçinden koyu yeşil bir çocuğun baktığı Çürümeye yüz tutmuş yaprak renginde Ağlaması yağmurlu bir sundurmaya benzeyen Kırık iskemleleri, çatlamış mermer masasıyla Yağmurlu bir sundurmaya Ve pencerelerde belli belirsiz bir kadın Pencerelerde ve her yanda.. Bir çocukta bir kadın hayaleti mi Bir kadında bir çocuk hayaleti mi Yalnızca bir hayalet mi yoksa..
Sayfa 18 - Koza Yayınevi
Şiir
III
Ansak mı anmasak mı acaba Yeri mi şimdi, değil mi?? Sırasını bekleyen bir kadının, hasta Gereğinden fazla abartılmış yüzünü Besbelli iğrenirdiniz Çevirirdiniz gözlerinizi yer tahtalarına Bir duvar saatine ya da kapıya Telefona bakardınız, tırnaklarını incelerdiniz uzun uzun Kısaca Kaçınmak isterdiniz o yüzden -ama bitmedi- Gördünüz, görüverdiniz bir daha Sıyrılmış acılardan ansızın Sevecen, durgun, sade O yüzü Belki de, orda, acele Karar verdiniz Bir anneniz olsun isterdiniz böyle Ve belki sarılıp öpmek isterdiniz onu Her neyse..
Sayfa 16 - Koza Yayınevi
Şiir