Mutlaka okunması gereken başucu kitaplardan biri.
Hastalık küçük veya büyük, geçici veya kronik herkesin başında, kendinin değilse etrafındaki, yakınındakilerin başında olan hayatın adeta ayrılmaz bir parçası.
Böyle bir imtihana karşı, onun hakiki mahiyetini idrâke yönelik, ve dahası ona sabır ve hatta şükür etmeye mecâl ve kuvvet bulabilmek ve şeytan ve nefsin vehim ile vesveselerle hastalığı daha ağırlaştıran, insanı ümitsizlik, yeis, karamsarlık, keder vs. gibi manevi hastalıklara sevk eden hile ve oyunlarına karşı da muazzam bir ilaç vasfını taşıyor.
Bendenizin aklımda kalan en güzel ve vurucu noktalardan biri olarak şunu söyleyebilirim;
Merâk etME. Üstad hastalığı ziyâdeleştiren ve ikileştiren şeylerden biri olarak ve şeytanın vesvese ile geleceğe dâir bilinmeyen zamanlara dair korkutarak, ya hastalığın geçmezse, ya daha kötü olursan meâlindeki vehimlerle hem batıl hem de hastalığın şiddetini artırıp ağırlaştıran bu "merak" hastalığını terk etmenin, yani "merâk etmeme"nin hastalığın mühim bir damarını, kökünü keserek çok hafifleteceğini, belîğ üslûbu ve hem akla hem kalbe hitap eden ifade ve deliller, izahlarla serd ediyor.
Bir diğeri de, Allah'ın sana verdiği sabrı, geçmişteki geçen hasta olunan ve gelecekte henüz gelmemiş zaman ve gelmemiş muhtemel hastalıklara dağıtarak müsrifâne sabır gücünü hebâ etme, nasihatidir. Allah'ın verdiği sabır, eğer sadece mevcut ân'a hasrederek, harcayarak kullanılırsa tam kâfî geleceğini haber veriyor. Fakat geçmiş ve gelecekteki -şu an mevcut olmayan- zamanlara dağıtılırsa yetmeyeceği ve gelmemiş zamanların (yok) gelmemiş hastalıklarının (yok) gelmemiş acı ve sıkıntılarını (yok) şimdi vehm(hayâl) ederek merâk etmenin, üç kere yok üzeri yok hükmünde bir dîvânelik olduğunu beyân ediyor.