Ben kimim ve neden yalnızım, çok mu yüksekti duvarlarım hiç mi yıkılmazdı acaba değmez miydi sevilmeye, hiç mi.
Boşa geçmiş bir ömürse neden müsaade ediyoruz habire akıp geçmesine, neden kimse yok ve neden her yer karanlık, neden her yol çıkmaz.
Böyle miymiş yasam, hayat yaşamak dedikleri, bu olması gerek gerçi.
Birileri bir yerde bi yalan uydurmuş sanki, alın bak bu hayat, demiş, diğerleri de süregelen bir şekilde buna inanmış, inanmak işlerine gelmiş sanki.
Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda.
Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok.
Yok.