Mehmet Poslu

Mehmet Poslu
@MehmetPoslu
Kendi Işığında Yanan Adam – Ercan Kesal
8/10
·139 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 12:53
Ercan Kesal’ın kaleminden çıkan Kendi Işığında Yanan Adam, yönetmen ve yazar Metin Erksan ile yaşanmış anıları, sohbetleri ve küçük hikâyeleri bir araya getiriyor. Bu kitap, klasik bir biyografi değil; daha çok bir dostluk, bir tanıklık kitabı. Kesal, kendine özgü samimi ve derinlikli anlatımıyla Erksan’ın iz bırakan kişiliğini, gündelik hayattaki hâllerini ve sinemaya bakışını bizlere aktarıyor. Metin Erksan hakkında bugüne dek hiçbir şey bilmiyordum, hatta adını dahi duymamıştım. Belki de sinema ile çok yakın olmadığım içindir. Ancak Ercan Kesal’ın kitaplarını, oyunculuğunu ve YouTube üzerinden yaptığı söyleşilerde paylaştığı hikâyeleri uzun süredir takip ediyorum. Onun kaleminden çıkan her şey bizden, içimizden olduğu için insana çarpıcı bir yakınlık hissi veriyor. Kendi Işığında Yanan Adam, yaklaşık iki saatte bitirilebilecek bir kitap olsa da anlattıklarıyla uzun süre akılda kalıyor. Yaşanmışlıklarla yoğrulmuş bu hikâyeler, hem Erksan’ı tanımak hem de Kesal’ın gözünden hayatı görmek isteyenler için keyifli ve anlamlı bir okuma deneyimi sunuyor.
Edebiyat
Kendi Işığında Yanan AdamErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2018212 okunma
Reklam
Çavdar Tarlasında Çocuklar , J. D. Salinger
Puan vermedi·198 syf.··
2025 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 09:59
Çavdar tarlasında çocuklar’ı adıyla tanıyıp köy romanı sandım — ama yanılmışım. Hikâye New York’ta, okuldan atılan genç Holden Caulfield’ın birkaç gününü, iç sesini ve şehirdeki yalnızlığını anlatıyor. Holden, çocukluktan yeni çıkmış; olgunluğa geçme sancılarını, bunalımlarını ve insanlara duyduğu güvensizliği içtenlikle söyleyen bir anlatıcı. Anlatımındaki “konuşma dili” kitabı akıcı, samimi ve sürükleyici kılıyor. Holden’e göre insanlar çoğunlukla sahte; kardeşi Phoebe’nin dediği gibi “sevdiği bir şey yok” — ama Holden, kaybettiği kardeşi Allie’yi sevdiğini söyleyebiliyor. Bu çelişki, karakterin kırılganlığını daha da derinleştiriyor. Romanın en güzel metaforlarından biri — başlıktaki çavdar tarlası görüntüsü: Holden’ın hayalindeki, göz alabildiğine uzanan, çocukların masumca oynadığı bir tarla; ve Holden, o çocukları “uçurumdan” korumaya çalışan “yakalanan değil, yakalayan” kişi. Bu imge romanın merkezinde: masumiyeti koruma arzusu. Kısa not: Anlatım dili ve ruh hali bakımından Felix Francisco Casanova’nın Vorace’nin Yeteneği ile yakın hissettirdi — iki metin de iç monolog/kişisel kırılganlık üzerine yoğunlaşıyor. Eğer hafta boyunca kafanı dağıtmak, ağır şeylerden bir mola vermek istiyorsan; samimi, içine çeken ama aynı zamanda eğlenceli bir anlatı arıyorsan bu kitap tam sana göre. (Alıntı ): “Her neyse, hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne... Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim.”
1000Kitap
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma

Mehmet Poslu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·198 syf.··
15 günde okudu
·
2025 14. kitabı
J. D. Salinger
6.3/10 · 71,2bin okunma

Mehmet Poslu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
2025 13. kitabı
Stefan Zweig
7/10 · 32,8bin okunma
hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta - yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum,uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey. "
Alıntı