Etrafında bir çok kimse olmasına rağmen kendini okyanusta bir kayıkçı olarak görmekmidir yalnızlık,
Yoksa tüm gün onunla bununla vakit geçirdikten sonra gece kafanı yastığa koyduğunda uyuyana kadar geçirdiğin o bitmek bilmez, derin düşüncelerle dolu, hayatının bir film şeridi gibi aklında canlandığı, geleceğe dair korku dolu endişelerinmidir yalnızlık.
Bence yalnızlık, hayatını uğruna feda ettiğin o kişinin, sanki hiç bişey olmamış gibi ‘ yapmasaydın’ der gibi attığı bakışlar ve o kurduğu son anlamsız, duygudan uzak , yapmacık cümleler arasında insanın çöküşüdür yalnızlık.
Irk, kabile, aşiret, meslek, grup, mezhep üstünlüğü gibi sunî değerler üretmeyi ve bunlara kudsiyet yüklemeyi terk etmektir. Cahiliye tortularını çöpe atarak, içimizi kemiren kin, nefret ve kıskançlık duygularından arınmak ve huzur bulmaktır.
Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: "Napalım, kısmet değilmiş..."