...Bu sebeple Allah'ın lanetine maruz kalan Ebû Leheb, cariyesi Süveybe Hâtun'un bir tırnağı kadar değer kazanamadı. Hatta Süveybe Hâtun sebebiyle ahirette bir nebze lûtfa mazhar olduğu anlatılmıştır.
Onu ölümünden sonra rüyada görmüşlerdi. Cehennemin şiddetli azabı içinde feryat edip duruyordu. Kendisine sordular: "Neden feryat ediyorsun? Neyin var?"
-"Susuzluk beni kavuruyor! Hayatımda hiçbir hayır görmedim. Sadece tek bir hayır buldum: Muhammed'i emziren Süveybe'yi azat ettiğim için, bana da şuradan emip sulanmak imkanı bağışlandı" diyerek şehadet parmağını gösterdi. (İbn Sa'd, Tabakat, c.1, s.108)
Hadise gerçekten ibret vericidir...
Bunun yanında, dünyada Kainatın Efendisini kendilerine her hususta imam ve rehber kabul edip, sünnet-i seniyyesine ittiba etmekten şeref duyan gerçek mü'minlere, ebedi alemde ne büyük ikram ve İlahî ihsanların hazırlanmış olduğu düşünülsün...