"Kendi yetiştirdiği lahanayı sofrasına koyan insanın saf ve çocukça sevincini hissedebildiğim için ne kadar mutluyum. O, yalnız lahananın tadını duymakla kalmıyor, onu yetiştirdiği güzel günlerin ve sabahların, onu suladığı tatlı akşamların, yavaş yavaş geliştiği günlerin sevincini de o anda tekrar yaşıyor."
"Bu adamın neden bir daha asla bir satranç tahtasına elini sürmeyeceğini bir tek ben biliyordum, ötekiler kafaları biraz karışmış olarak geride kalmışlardı..."
"Bir yer bulsak kendimize, bir portakal bahçesi, deniz kıyısında. Portakallar çiçek açmış, kokuları insanın başını döndüren...
Siz hiç portakal bahçesi gördünüz mü?"
"..Ben üç yer tasarlamıştım, üçü de sana bana uygun..
Biri günebakanlarda, biri otuz yaşta, birini sorma..
Birini sorma; gün gelir ben söylerim.
Daha usta olurum, daha yiğit, o zaman söylerim.
Bu kırgın karanlığı bi ışıtalım ilkin..
Yeniden şehirler kuralım, şimdikilere benzeyen..
Baştan başlayalım susamlara, ekmeklere, denizaşırılarına, sevmelere.."