Mehtap Demirel Öztaş

“Çay sevmiyorum ama olsun. Bir tane alabilirim” demek uyumlu bir insan olduğunuz algısını destekler. Kabul... Ne içeceği konusunda bile sorun çıkarmayan biri olarak yormayan, zorlamayan biri olarak sempati dahi yaratabilirsiniz. “Ne tatlı bir insan bu” diye bile düşünebilirler hakkınızda. Ancak olmadığınız biri gibi göründüğünüzün kendiniz bile farkında değilsinizdir o anda. Bazen çay içen, bazen çay içmeyen biri olarak zaman içinde iletişim halinde olduğunuz ortamda flulaşmaya, giderek görünmez olmaya başlarsınız. Garip değil mi? Sadece “Hayır ben çay içmem” demediğiniz için bile olduğunuz halinizi ortaya koyamayarak, varlık ve benlik sınırlarınızı silikleştirerek bir süre sonra görünmeze dönüşürsünüz. Peki, varlık ve benlik sınırlarınız silikleşmeye başladığında iş nereye varır? Fikirleriniz önemini yitirir, düşüncelerinizi kabul ettirmek için vereceğiniz mücadele artar, ikna etme beceriniz düşer, güven vermediğiniz düşüncesiyle kendinizi sorgulamaya başlarsınız, kim olduğunuz hakkında içsel yüzleşmelerle çatışmak zorunda kalırsınız. Neyi nasıl tercih edip etmediğiniz hakkında kendinize karşı bile net bir varlık koyamazsınız ortaya.
Reklam
“Bizim elimizde olan tek şey, verilmiş olan kişiliği olabildiğince yararlı bir biçimde kullanmamız, yani sadece ona uygun çabalara girişmemiz ve o kişiliğe tam uygun bir eğitim türünü almaya çalışmamızdır; ayrıca başka türlerden kaçınmamız, yani bu kişiliğe uygun konumu, uğraşıyı ve yaşam biçimini seçmemizdir” der Schopenhauer, Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar adlı eserinde.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Hayır Diyemeyenler Kulübü
“Bu hayatın yarısı çok hızlı evet demekle, diğer yarısı da zamanında hayır diyememekle geçiyor.” Josh Billings
Sayfa 61·Kitabı okudu
Puan vermedi·304 syf.·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 15:58
·
2025 2. kitabı
Jonice Webb
8.6/10 · 4.006 okunma
About family bonds..
People don’t love each other only for happy memories. At a certain point in life, you realise that you just love the memories.
Reklam