Sezai Karakoç insanlığın genel tablosunu ortaya koyarak bir nevi hastalığın teşhisinin ilacı bulmayı sağladığı gibi önce medeniyetin hastalığının teşhisini yapmış ardından medeniyeti diriltecek insanı tabir etmiştir.
Rönesans'a kadar medeniyetin gücü İslam'a ait iken Rönesans ile birlikte bunalım içerisinde olan Batıya gözler çevrilmiştir. Dünya açtır, susamıştır ve son damla olarak zehir de olsa Batı'yı içmektedir. Batı ise sanatıyla, müziğiyle, mimarisiyle yeniden doğamamış Roma medeniyetinin üstüne bir şey ekleyememiştir. Rönesans bir taklittir. Yeniden doğuş olamamıştır. Bilimde ise akla tapar hâle gelmiş, aklına yatmayanı doğru saymamış, fizik-metafizik dengesini kuramamıştır.
Batı bunalımın kaynağı olmuş, varoluşun anlamını ortaya koyamamıştır. Dünyaya hakim olmuş ancak insanların kalbine işleyememiştir.
İnsanlığın dirilişi ise, peygamberlerin yolu olan hakikat medeniyetine dönerek, yenilenerek, tazelenerek, yeni bir ruh ve hayat kazanarak gerçekleşecektir. insanlığın dirilişi, İslam'ın özünü idrakle gerçekleşecektir. Batıdan tamamen yüz çevirerek değil teknikî anlamda fayda elde edilerek ancak benliğini İslam ile oluşturarak gerçekleşecektir.