Mel

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
13 günde okudu
·
2023 60. kitabı
Deniz Gezgin
8.3/10 · 191 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ona nasıl var diyeyim? Kendimden haberim yok. Fakat nasıl yok da diyebilirim? Ona bakmakta, onu görmekteyim Acaba bizim hiçbir yere dağılmayan, ancak sende olan düşüncemizle senin dağınık zülfün ne vakit bir araya gelecek; ne vakit bu muradımıza erişeceğiz? Dudağa gelmiş can, seni görmek dileğinde. Geriye mi dönsün, çıksın mı; fermanın nedir? Peri yüzünü gizlemiş, Şeytan güzellik satmakta. Gözüm hayretten yandı, bu ne şaşılacak şey! Şaşıyorum doğrusu, gözümün işi gücü her an yıkanmak olduğu halde hayalin nasıl oldu da gözümden gitmedi? Şarap sun da seni kaza ve kaderden agâh edeyim. Kimin yüzüne âşık oldum, kimin kokusundan sarhoş... anlatayım Ey tatlı dilli sevgilim, canına ant olsun, karanlık gecelerde mum gibi yanıp yakılmadaki maksadım kendimi yok etmektir. Beni öyle bir sarhoş et ki, kendimden geçeyim de hayal sahasına kim geldi, nereye gitti? Haberim bile olmasın!  Allah için olsun, dudağındaki şarap sızıntısını sil. Kiminle içti acaba diye hatırıma binlerce vesvese gelmekte. İşven âşıklara öyle bir şarap içirdi ki; bilgi hayırsız bir hale geldi, akıl duygusuz Kâinatın ahvalini gözümden sor. Çünkü geceleri sabaha kadar yıldız saymadayım. Beni zamane sırrından agâh etti... bundan dolayı şükrane olarak kadehin dudağından öpüyorum.
Ey gönül, kim dedi sana kan ağla dünya gamıyla, feleğin işvelendiği yerde otur Ne yap biliyor musun: Madem ki yerinde yok huzurun, Say ki gelmedin buraya; çık git. Feleğin dönüşüyle uğraşma; çek git. Oturacak yer yok madem, kalk çek git. Adı ölüm olan şu zehirli kadehi Dik kafana; dök yere bir yudum ve çek git. *** Daha ne kadar susuz kalacaksın temenni sahilinde? At gitsin kendini sonsuzlukların denizine.
Evet her şeyin bekası, ,ancak bir müddet ve zamana bağlıdır. Bir varlığın bu müddet 'Ve zaman içinde kalabilmesi de ondaki hayatiyyetin devamı iledir. Hayatın devamı da rızık ile beslenmekle sağlanır. Zira Hak Teala her şeyin' varlığını zatından, kendi hakikatinden bilir ve zatından bildiği şeylerin vücudu da mutlaka var olur. İnsan nevinin bekasını fertlerinin bekasına; fertlerin bekasını da onların üremesine bağlamıştır. Döllenmeleri, her ferdin bekasına, her ferdin bir müddet bekası da kendisinde bulunan hayatın kıvamına bağlıdır. Hayatın kıvamı da rızka, besine bağlıdır. Rızık da ancak bitki ve hayvanda 'olur. Bunlar ise: ekmek, et, bitkilerin bir kısmından alınan meyveler ve çoğu tatlılardır. Allah Teala yarattığı canlı varlıkları, yedirip içirmeden, doyurmaktan, beslemekten; ilaç aldırmadan derdine derman vermekten; cinsi münasebette bulundurmadan da çocuk yaptırmaktan ve emzirmeksizin büyütmekten katiyen ,aciz değildir. Fakat O, canlı, cansız bütün varlık aleminde vuküa getireceği oluşlar için sebep ve ,neticeler tertip eylemiştir. Her vakıayı bir sebebe bağlamıştır. Diğer deyimle: her sebep bir neticeyi meydana getirir. Her vakıanın mutlaka bir sebebi vardır. Sebepler zincirinin her halkası kendinden sonrasına bir sebep ve kendinden öncesine bir neticedir. Her vakıanın sebep ve netice olarak vücut bulmasında, Cenab-ı Hakk'ın vakıaları sebeplere bağlamasında nice sır ve hikmetler vardır ki, onları yalnız kendisi ve bir kaçını da, ilimde rasih olanlar bilir. Bunu bilmek şaşılacak bir şey değildir. Asıl şaşılacak olan, insana hayret veren kainattaki esaslı ve hiç aksamayan, sabit ve değişmez kanunlardır ki; beşeri bilgiler, fen, teknik, ,hayat, medeniyet, hep bu illet ve malGI (sebep ve neticenin), diğer ifade ile: akılları durduran ilahı planın değişmez, şaşmaz