Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kapıları yıkarcasına tekmeleyeceğim, limandaki bütün vapurların ve şehirdeki bütün fabrika bacalarının canavar düdüklerini öttüreceğim, trafiği durduracağım, insanları oldukları yerde mıhlayacağım ve gök tavanını yıkan bir sesle haykıracağım geliyor:
İnsanlar! Allah var! Onu düşünmekten başka her işe paydos!...
Bana "deli" mi diyecekler?
Canım kurban, aklın son durağı olan böyle deliliğe!...
Dua, dua, dua...
Boyuna dua edelim hiçbir dua çevrilmez.
Elverir ki, edebilelim... Boyuna isteyelim. Hiçbir istek döndürülmez.... Elverir ki, isteyelim... Mâlik, mahruma vermez olur mu?... Bunun için yaratıldık. İsteyelim!... Elverir ki, istemeyi bilelim. Ümmetin, sahâbilerden sonra en büyük ferdi İmam-ı Rabbâni Hazretleri, "Allah vermeyeceğini istetmez" buyuruyor. Bu ölçüdeki hikmeti sezenler, bir şeye malik olmak için o şeyi istemenin yeter olduğunu anlarlar. Ama istemenin istemek olması için dudakların yetmeyeceğini anlasalar..
Ey İhlâs!...
Senin olduğun yerde hiçbir şey eksik değildir!
Akılla aşk nasıl geçinebilsin?... Akıl, kemmiyetin uşağı; ve aşk, keyfiyetin meczubu... Keyfiyet ise şu kadar kırat pırlanta gibi kemmiyetin şahitliğine muhtaç...