Melike Bağcı

Melike Bağcı
@Melb_
"Ga nooit weg zonder te praten."
Öğrenci
Üniversite
İstanbul
23 Ekim
25 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·384 syf.··
2020 82. kitabı
Kitabın ilk sayfasında şunu görüyorsunuz ilk olarak,bir teşekkür yazısı. Önsöz yerine konulmuş bir teşekkür yazısı ve şu yazıyor; "Türkiye halkı olmasaydı bu kitabı yazamazdım." Malum 'Olasılıksız' ve 'Empati' kitaplarıyla bir hayli ünlü olan yazarımız,Türkiye'de de ilgi gördüğünün farkında. Kitaba gelecek olursak,aslında daha önceki Oz Büyücüsü kitaplarıyla benzerlik var. Ama Adam Fawer,hikayeyi biraz daha farklı bir evren düzeniyle,biraz da modernleştirerek anlatmış bize. Yazarın diğer kitaplarını da fazlasıyla sevdiğim için pek de tarafsız bir inceleme yazamayacağım açıkçası. Kitap bana göre başından itibaren akıcı bir dille yazılmış,okunabilen bir düzeydeydi. Lakin.... Ara verilmiş 8 yılın arkasından diğer iki kitap gibi fazlasıyla düşüncelere iten,hatta biraz da beynimizden yanık kokuları gelen bir kitap bekliyordum. Bunu yaşayamadım ama yine de yazara kavuşmak güzeldi.
1000Kitap
OzAdam Fawer · April Yayıncılık · 20178,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·184 syf.··
2020 58. kitabı
"Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı,insanın birlikte ölmesi gereken şeydi." ◇◇ Kitap hemen bitirilebilecek akıcı bir anlatımda,yarım bırakılacağını düşünmüyorum. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kitabın okullarda yasaklandığını da okudum. Bu tartışılır veya tartışılmaz,okurların kendi fikirlerine sunuyoruz. Kitabın ilk sayfalarından itibaren yoğun olarak hissedeceğiniz duygu, süreklilik halinde olan bir acı. Küçük bir çocuğun şiddetle,ilgisizlikle,bir şeyler için çabalamasıyla,çoğu zaman onun acınası halleriyle karşı karşıya bırakıyor sizi. Aslında hayatımızda çoğu yerde gördüğümüz,sürekli haberlerde duyduğumuz ve üzüldüğümüz hayatları tekrar hatırlatıyor bizlere. Okuyunca anlanabilecek noktalar bırakmış yazar okurlara. Yetişkinlerin çoğu zaman çocukları anlayamadığını,bizim fikirlerimizle onlarınkinin ne kadar farklı olduğunu da gösteriyor bize. Kütuphanenize eklemelisiniz.
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
2020 23. kitabı
"Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin ama geri dönemezsin." ♤ Rus edebiyatının ilk felsefe düzeyinde roman-tragedya türü romanı örneğidir öncelikle. Dostoyevski,diğer romanlarında olduğu gibi bunda da insanların psikolojik tanımlamalarını çok iyi yapmaktadır. Ki bana göre ustalık eserinin bu kitap olduğunu düşünüyorum. Kitaptaki karakterlerin özelliklerine,ruh dünyasına,psikolojik etmenlerine o kadar iyi değinip anlatmış ki. Ayrıca roman kahramanının ismi Dostoyevski'nin küçük yaşta ölen oğlunun ismidir. Romanda çok fazla baba kavramı ve babalık üzerine durmuştur,ki bu da kendi yaşamının izlerini taşımaktadır. Biraz anlatımı ağır olsa da okunması gereken başlıca klasiklerden biri olduğu su götürmeyen bir gerçek. Bu arada duyduğuma göre de Tolstoy evini terk ederken yanına bu kitabı almış.
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Puan vermedi·133 syf.··
2020 1. kitabı
Çoğu insan oyunları okumayı sevmiyor olabilir lakin bu kitabı okuyunca fikirlerinin değişeceği yönünde kuvvetli sezgilerim var. Bu yüzden öncelikle bu fikirde olanların bu kitabı listelerine eklemeleri önerisinde bulunuyorum. Kitaba gelecek olursak... Bunca yıldır şöhretinden nasıl ödün vermediğini okuyunca anlayabiliyorsunuz. Çünkü ben okuyunca anlayabilenlerdenim bunu. Okuyana kadar,nasıl sürekli bu oyunu sergileyebiliyorlar ya da nasıl modası geçmeyen bir oyun olabiliyor düşüncesindeydim. Bir roman okurken karşılaştığımız o sık betimlemeler,anlatımlar bu oyunda yok ama diyaloglar o kadar yerinde ve etkileyici bir biçimde ki... Olay örgüsü,anlatımı,karakterler ve cümleleri insanı fazlasıyla içine çekiyor bana göre. Bir solukta bitirilebilecek kitaplardan birisi. Shakespeare bunu yazarken nasıl bir düşüncedeydi ki bu kadar iyi dökebildi satırlara?.. Bir sürü alıntı eklemek istiyorum bu kitap için ama bir tanesiyle incelemeyi bitirebilirim. "Romeo : Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi, Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan: Biz dönünceye dek siz parıldayın, diye. Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde; Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı, Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı. Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte, Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı."
Edebiyat
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,8bin okunma
Puan vermedi·53 syf.··
2020 79. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2020 10:45
Kitabın yazılışının üzerinden 2500 yıl geçmiş olmasına rağmen son zamanlarda biraz daha fazla okunup konuşulduğunu görerek başladığım bir kitap oldu. Kitabın askeri alan dışında felsefe,psikolojik hatta kişisel gelişim alanlarında da uygulama alanı bulduğu söylenmiş. Biraz beklentiyle başladığım ama sonunda bir miktar doyumsuzluk da yaşadığım bir kitap oldu. Bence diğer alanlara değil ama askeri alanda kendisine yer edinmiş olduğu fikrindeyim. Kendi yaşamımıza ne kadar yansıtılabilir emin olamadım haliyle. Tüm bunları bir kenarda tutarsak,kitap bu zamana kadar nasıl gelip hâlâ güncel tutabiliyor kendini okununca anlaşılabilecek bir konu. Merak edenlerin kısa bir zaman diliminde rahatlıkla okuyup kitaplığına dahil edebilecekleri bir kitap. Favori kısım için,kitabın girişinde yer alan Sun Tzu'nun hükümdar He Lu için yaptığı deneme talimatıdır.
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,6bin okunma