Melda Fırat

Melda Fırat
@MeldaFirat
Meyletme. İncinirsin.
Öğrenci ELL
Lisans
İmtihan Yurdu, 1 Eylül
44 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
KÖR MÜYÜZ KÖRELMİŞ MİYİZ?
7/10
·320 syf.··
2025 14. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 21:40
José Saramago’nun 1995 tarihli ve yazarına 1998 Nobel Edebiyat Ödülü’nü getiren eseri Körlük, bir distopik felaket senaryosuyla toplumun ve bilhassa insanın doğasının aynasıdır. Roman, karakterlerin isimlerinin dahi kullanılmamasıyla başlayan ve isimsiz insanları "beyaz illet" olarak adlandıran yeni bir dünyanın görüntüsünü gözler önüne serer. Çürümüş, kokuşmuş ve hayvanlaşmış "medeniyet" dediğimiz olgunun tek dişi kalmış canavar tasviriyle bütünleştiği bu ortamda, Saramago’nun sürekli tekrarlarla bezeli, nefessiz bırakan anlatım tarzı okuyucuyu da karantinadaki o boğucu ve kaotik atmosferin içine çekerek metnin kendisini bir deneyime dönüştürür. Körlüğün renginin "beyaz" seçilmesi, başlı başına güçlü bir metafordur. Körlüğü ve kötülüğü geleneksel olarak karanlıkta düşündüğümüz bir toplum anlayışının aksine, beyazın saflık ve aydınlık anlamı burada tersine döner. Yazar, kötülüğün karanlık bir köşede gizlenmediğini, aksine göz önünde, bembeyaz bir kayıtsızlık boşluğunda gerçekleşebileceğini vurgular. Bu, bir sorgulama çağrısıdır: "Gördüğü halde görmeyen körler" topluluğu; fiziksel olarak gören ancak ahlaki ve vicdani olarak körleşmiş bireyler. Körlük, bir felaket olmaktan çok, insan doğasındaki bencilliği ve vahşeti serbest bırakan bir katalizördür (tetikleyicidir). Özdemir Asaf'ın "Ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi" sözünün romandaki karşılığı, medeniyetin ölümüdür. Karantina altına alınan akıl hastanesi, toplumsal sözleşmenin bittiği ve hayatta kalma güdüsünün tüm etik değerlerin önüne geçtiği bir laboratuvara dönüşür. Yardımlaşmanın ve vefanın hızla yerini zorbalığa ve hayvanlaşmaya bıraktığı bu süreç, bize insanlığın çürümesinin dışarıdan gelen bir hastalıktan çok, içeriden gelen bir boşluk olduğunu gösterir. Bu ahlaki çöküşün tek ve yalnız şahidi, görme
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam
İkra!
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2025 14:59
Bugün bir kitap bitmedi, bir gönül yolculuğu tamamlandı... 15 Temmuz gibi unutulmaz bir günde, @fatihduman__'ın kaleminden dökülen "İkra'" ile yeniden okumanın, düşünmenin ve hatırlamanın ne kadar kıymetli olduğunu hissettim. "Oku" diye başlayan bir davetin, vatan, iman ve insan yolculuğuna nasıl dönüştüğüne şahit oldum bu satırlarda... Bu topraklara, bu millete, bu bayrağa sevdalı herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Kalemine, yüreğine, niyetine sağlık @fatihduman__ Kitaplara olan sevdamızın adı artık daha gür: İkra'!
1000Kitap
İkraFatih Duman · Nesil Yayınları · 2022913 okunma
Madam Bovary Sendromu: Dün ve Bugünün Hayalperestleri
Puan vermedi·309 syf.··
2025 9. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 13:33
Madam Bovary, okuru sürekli bir sorgulamaya iten bir roman. Emma'nın seçimleri, onun kaçışları ve hayallerine tutunma çabası; bazen cesur, bazen yanlış ve bazen kaçınılmaz sonun habercisi oldu. Ama her şeyden önemlisi, onun hikâyesi yalnızca bir karakterin kaderi olmaktan çok daha fazlası. Hepimizin zaman zaman düştüğü hayal ve gerçeklik çatışmasının bir yansımasını okuttu bize. Bu roman yalnızca bir kadının trajik aşk, heves ve kayıp hikâyesi değil, aynı zamanda toplumun birey üzerindeki etkisini gösteren bir yapıt. Tıpkı geçmişte ve günümüzdeki gibi aşk Emma içinde bir kaçış; mutluluk, sonsuz bir arayış ve tatmin hiç bir zaman tam olarak ulaşılamayan bir hedef. Bugünün sosyal medyasında ki harika hayatlar tablosu nasıl insanları bir bunalıma, eksikliğe yöneltiyorsa o zamanda Emma, küçük bir kasabanın sıradan hayatında sıkışıp kalmışken, okuduğu romanlardan ilham alarak ihtişamlı bir yaşam özlemiyle yanıp tutuşuyor. Emma'nın bu tutkuları, kendi gerçekliğini reddetmesine ve yavaş yavaş çökmesine neden oluyor.
1000Kitap
Madame BovaryGustave Flaubert · Anonim Yayınları · 200940,8bin okunma
Hangi birine üzülsem!
3/10
·83 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 17:27
Anton Çehov'un Martısı, klasikler arasında sayılmasına rağmen beni çok az etkiledi. Sadece burada Martı metaforu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Martı metaforu, özellikle Nina’nın hikâyesi üzerinden oyunun ana temalarından biri olan hayal kırıklığı ve kaybedilen umutları simgeliyor. Oyunda Treplev, avlanmış bir martıyı Nina’ya getirir ve bu sahne, daha sonra Nina’nın kendi yaşamıyla özdeşleştirdiği bir sembole dönüşür. Nina, tıpkı serbestçe uçan bir martı gibi gençliğinde özgürlük, sanat ve aşk dolu hayaller kurar. Ancak, Trigorin’le yaşadığı ilişki ve başarısızlıkları sonucu bu hayalleri yıkılır. Trigorin, martıyı avlanan bir kuş gibi görerek, Nina’nın da sadece gelip geçici bir ilham kaynağı olduğuna işaret eder (bunu da oyunun içinde başta vurulan martıyı saklamalarını ister ve sonraki zamanlarda martıyı Trigorin'e getirdikleri zaman sürekli hatırlamadığını ifade edişinden açıkça anlayabiliriz). Sonuç olarak, Nina kendini “martı” olarak tanımlar ve karakterinin trajik kaderi bu metafor üzerinden vurgulanır: önce özgür ve umut dolu, sonra ise avlanmış ve kullanılmış. Genel olarak martı, hayallerin ve masumiyetin kırılganlığını, kaybedilen umutları simgeleyen güçlü bir sembol olarak kullanılmıştır.
1000Kitap
MartıAnton Çehov · Yediveren Yayınları · 202226,6bin okunma
Bir fâninin gözünden Pir
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 00:46
Fatih Duman’ın Pîr-i Türkistan romanı, insanı hem tarihle hem de manevi değerlerle buluşturan güzel bir kitap. Ahmed Yesevî’nin hayatını ve öğretilerini anlatan bu eser, okurken insana huzur ve düşünme fırsatı sunuyor. Yazarın sade ve akıcı dili sayesinde kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz. Fatih Duman’ın anlatımı çok güçlü ve sürükleyici. “Kendini bilmeyen, Hakk’ı nasıl bilsin?” gibi ifadeler, insanın kendine dönüp bakmasını sağlıyor. Kitap sadece bir kişinin hayatını anlatmıyor, aynı zamanda okura içsel bir yolculuk sunuyor. Fatih Duman, okuru etkileyen ve düşündüren bir eser ortaya koymuş. Sade ama derin bir anlatımı var. Kesinlikle tavsiye ederim!
1000Kitap
Pir-i TürkistanFatih Duman · Nesil Yayınları · 20132,152 okunma
Reklam