You can imagine, Ellen, how unhappy I felt in that unpleasant house. I knew that only four miles away was my real home, Thrushcross Grange, containing the only people I loved in the world. But those four miles were like an OCEAN, which I could not cross!
Eğer kişi kaybolan gençliğe ağıt yakmayı bırakır ve insanlık halinin gerçekliklerini tümüyle kabul ederse, gelecek yıllar artan üretkenlik ve memnuniyetin dönemi olabilir." (a.g.e., s. 1166)
Büyüklerden biri "Allah'ım bizi ateşten azat et." demeyi uygun bulmazdı. Çünkü azat et demek girdikten sonra çıkarmak anlamına gelir. Büyük zatlar "Allahım bizi ateşten koru, cehennemden sana sığınıyoruz." derlerdi.
Mevlanin hakkını çiğneyerek başkasını memnun etmeye nasıl razı olursun? Onları hoşnut edeyim derken Allah'ın rızasını nasıl terk edersin? Sen ancak Allah için kızabilirsin. Bu da kızdığın şahsı kötülemeyi gerektirmez. Bilakis, o adamdan gıybet ederek bahseden arkadaşlarına Allah için kızmalısın. Çünkü onlar gıybetle, en çirkin günahı işleyerek Cenab-ı Hakka isyan etmektedirler.