Melih Yılmaz

Melih Yılmaz
@Melih3096
Yüksek Lisans
İstanbul
Bandırma
6 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Kötü bir şey için her zaman mazeretler bulunur, ama kudret sahibi olma isteğinin, insan tarihinde ilk uğursuzluğu, ilk felaketi oluşturduğunu pek az kişi düşünür. Ve, pazarlardaki çöpçübaşısından en kudretli imparatorlara kadar hepsi yakalanır bu hastalığa. İşte bu fenalık, fenalıkların en büyüğüdür ve insanlık bir gün bunu çok pahalı ödeme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Daha üstün, en üstün olmak ve yeni topraklar edinme susamışlığını dindirmek için mücadele eden bütün milletler mahvolup gidecekler, birbirlerini mahvedeceklerdir.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnançların, insanların ölüme karşı çırpınışı olarak tanımlanabileceğini kavradım ve o andan itibaren samimi dindarları eleştirmedim. Bu işi siyaset olarak kullananlara ise nefretim arttı.
Sayfa 206·Kitabı okudu
9 Eylül'den üç gün sonra 1922... Kordon'da, Kramer Palas Oteli'ndeydi. Cumbada oturuyordu. Usul usul batan güneşin adeta bir kavuniçi top gibi İzmir Körfezi'ne inişini seyrediyordu, manzara muhteşemdi. Rum garsona seslendi. - Gel çocuk! Garson korkudan titriyordu, ş'lere dili dönmeyen kırık dökük Türkçesiyle "buyur pasam" dedi. İşgal sırasında kasıla kasıla İzmir'e gelen Yunan Kralı Konstantin'i kastederek “sizin Kosti geldi mi buraya?" diye sordu. - Geldi pasam. - Oturdu mu bu masaya? - Oturdu pasam. - Güneş batarken rakı içti mi? - İçmedi pasam. - E sormadın mı be çocuk, niye almaya kalkmış İzmir'i!
Çocukluğundan beri, ne zaman mutfakta bir tabak kırılsa, biri düşse, parmağını kapıya sıkıştırsa, o anda yakınındaki yetişkin kişiye şaşkınlık içinde dönüp hemen suçluyordu onu: “Senin yüzünden oldu.” Suçlunun kim olduğu ya da kendi kendini suçsuzluğuna inandırmak için önemli olmasa da; suçsuzluğunu sağlama almak yetiyordu ona.