Romanın başlangıcında özgürlüğüne düşkün olan Adrien ,halk tarafından çok eleştirilmiştir çünkü; çalışmak yerine annesine yük olmaktadır. Adrien ise paradan çok özgürlüğü sevdiğini, onun daha güzel olduğunu savunmaktadır. Annesine yük olacak kadar gezmeyi seven insanın aslında içinde büyük bir sevgi olması beni biraz düşündürttü. Böyle insanların genelde kötü karakterli, taş kalpli olması beklenir. Oysa kitap tam tersidir.
Romanda özgürlüğü için fazla parayı reddeden karakterle, özgürlüğünü kısıtlamamak için fazla para istemeyen başka bir karakter vardır. İkisininde aynı şeyi yapmalarının farklı sebeplere dayanması zenginlik ve yoksulluk kavramını karşılaştırmada etkili olmuştur.
Romanın herkesinin birbirini tanıdığını bir yerde geçmesi, halkın karakterleri eleştirmesi, kötü görmesi kişileri ruhsal ve duygusal açılardan kötü etkilemiştir. Ayrıca karakterlerin dostluğunun hoş görülmemesi yüzünden bir grup gençten fiziksel zarar görmüşlerdir.
Temanın dostluk olmasına karşın, mekanlar insanların çektiği acılarla hayatı daha iyi kavrayabildiklerini anlatmaktadır.
Romanda insanların önyargılı oldukları eleştirilmektedir. Kötü durumda olduğu için uzak durulması gereken insan olarak nitelendirilen birinin iyi bir davranışını görünce pişman oldukları eleştirilmektedir. Halkın iyi insan olmayı çalışmak olarak sınırlandırması eleştirilmiştir.
Romanda halk ile Adrien’in çatışması dostluk temasına katkıda bulunmuştur. Bu çatışmaya rağmen sevgisini günden güne büyütmüştür. Dostunun peşini bırakmamıştır.
Romanda dostunun yardımını reddeden Mihail’in bu halinden memnun olduğunu, bu hayatı kendi seçtiğini anlatması ve yardım istememesi beni etkilemiştir. Zenginliği bir kenara itip, acı çekmek, özgür olmamak istemesi ve bununla mutlu olması etkilemiştir