“Hiçbir şeyin lüzumsuz olmadığı bu dünyada güneş kaplanın, kuzunun, filin, sineğin, akrebin, kelebeğin, yılanın, güvercinin,tavşanın, aslanın, çiçeğin, meşe ağacının, dilencinin ve kralın üzerinde eşit derecede parıldar. Hastalık iyiyi, kötüyü, güçlüyü, zayıfı, akıllıyı, aptalı aynı şekilde vurur. Ne zaman mutlu olacağımız, ne zaman acılarla boğuşacağımız belli değildir. Ve yaşayan herkesi aynı son bekler. Ölüm..”
Bütün, varolusçulukta, bir mekanizma degildir, ögelerin toplami her zaman genel toplamdan fazla bir seyi ifade eder. Bir tümceyi olusturan sözlerin yalnizca bir sürü söz degil de ayni zamanda bir anlam oldugunu düsünelim.