Eğer haz, arzulama yetisinin temeli olarak alınırsa, o zaman bütün eylemler yalnızca eğilimlere dayanır ve ahlâk yasası ortadan kalkar. Oysa ahlâk yasası, insanın eğilimlerinden bağımsız olarak, yalnızca aklın buyruğuna dayanmalıdır; aksi halde, eylem artık ahlâkî değil, yalnızca doğal olur.