Ezgi DOĞAN

Ezgi DOĞAN
@Melodili
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
İzmir, 26 Mart 1995
138 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
"Eski iskeletler incelendiğinde, eklemlerde kireçlenme ve diğer fıtıklar olduğu görülmüştür. Daha kötüsü, bu yeni tarımsal işler o kadar çok zaman almaktaydı ki, insanlar buğday tarlalarını yakınlardaki yerleşimlere kurmak zorunda kaldılar. Bu onların yaşamını tamamen değiştirmişti. Biz buğdayı evcilleştirmedik, buğday bizi evcilleştirdi. Evcilleştirmek (domestikasyon) Latincedeki domus (ev) kelimesinden türemiştir. Evde yaşayan ise buğday değil, Sapienstir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın. Sanayi devriminden çok önce, Homo sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran tür olma rekorunu elinde tutuyordu.
Bir papağan, Albert Einstein’ın söylediği her şeyi söyleyebileceği gibi, aynı zamanda çalan telefon, sertçe kapanan kapı ve seslerin seslerini de taklit edebilir. Einstein’ın bir papağana göre çok üstünlüğü vardı elbet, ama ses konusunda değil. Peki, o hâlde dilimizi bu kadar özel kılan şey ne? Buna cevap olarak en yaygın kabul, dilimizin olağanüstü esnek olmasıdır. Sınırlı sayıda sesi ve işareti kombine ederek her biri farklı bir anlama sahip sonsuz sayıda cümle üretebiliriz. Bu sayede etrafımızdaki dünya hakkında devasa miktarda bilgiyi algılayabilir, depolayabilir ve başkalarına aktarabiliriz.
Sapiens dili, ilk sesli dil de değildi. Tüm maymun türleri dahil pek çok hayvanın sesli dilleri vardır. Örneğin yeşil maymunlar iletişim kurmak için pek çok farklı ses çıkarırlar. Zoologlar şu ana kadar 'Dikkat et! Kartal geliyor!' anlamına gelen birini tanımlayabildi. Biraz daha farklı bir diğeri, 'Dikkat et! Aslan!' anlamına geliyor. Araştırmacılar ilk çağrının kaydını bir grup maymuna dinlettiğinde, maymunlar yaptıkları işi bırakıp korkuyla yukarı baktılar. Aynı grup ikinci çağrıyı dinletildiğinde ise hemen bir ağaca tırmandı.
Bir çocuk büyütmek, ailenin diğer fertlerinden ve komşulardan sürekli yardım almayı gerektirir, bu yüzden bir insanı büyütmek için bütün kabileye ihtiyaç vardır. Evrim böylelikle, güçlü sosyal bağlar kurabilenleri desteklemiştir. Buna ek olarak, insanlar az gelişmiş olarak doğduklarından diğer tüm hayvanlardan daha çok eğitilebilir ve daha çok sosyal ilişki kurabilirler. Pek çok memeli, anne karnından fırından çıkan toprak kap gibi çıkar, onları yeniden şekillendirmeye çalışmak onlara zarar verir. İnsanlar ise anne karnından bir ocaktan çıkan erimiş bir cam gibi çıkarlar ve şaşırtıcı oranda şekillendirilebilirler. Bu yüzden bugün çocuklarımızı Müslüman veya Budist, kapitalist veya sosyalist, savaşçı veya barışçıl olarak eğitebiliyoruz."