Kitabımız August'un konuşmasıyla başlıyor. 'Aklınıza ne gelirse muhtemelen ondan daha kötü.' diye tabirliyor kendi yüzünü. Bebekliğinden itibaren 27 ameliyat geçiriyor ve evde eğitim görüyor. Ailesi artk kendi kabuğunu kırması gerektiğini düşündükleri için August'un da fikrini alarak onu okula yazdırıyorlar. Ve biz 1 yıl boyunca August'un başından geçenleri okuyoruz. Dost olmayı, aile olmayı, iyi niyetli ve nazik olmayı 10 yaşındaki bir çocuğun gözünden o kadar güzel anlatıyor ki yazarımız. Zaman zaman August'un yaşadıklarına üzülüyorsunuz. 10 yaşındaki çocuklar nasıl bu kadar acımasız olabilir ki diye düşünüyorsunuz.
Kesinlikle ve tek kelimeyle MUHTEŞEMdi! Eğer bir yerde gözünüze çarptıysa, elinizi geri çekmeyin. Mutlaka alın ve okuyun. Aldığı övgü ve ödülleri sonuna kadar hak eden bir yapıt. Çok az kitap hem ağlatıp hem de kahkalarla güldürebilir. Kitapta nezaketi nasıl dünyayı güzel yaptığına dair o kadar çok örnek var ki... Ailevi değerlerin, cesaretin, sabrın ve sevginin tek tek önümüze konulduğu bir kitap bu.
Kitap bittiğine göre sıra filmini izlemeye geldi.
Kemal Hamamcıoğlu'nu bir arkadaşım aracılığıyla keşfetmiştim geçen yıl. Sonrasında kendisini takip etme imkanım oldu. Şiirlerini videolar ile dinlemeye başladığımda kendisine hayran oldum.
Şiirlerindeki derinlik, anlam, kalbe dokunan, ruha ilaç gibi gelen yerleri dışında adam gibi adam Kemal. Hayvan sevgisini hat safhada yaşayan, kendinden çok hayranlarına değer veren bir abi. Takip etmek isteyenler inst.bakmalı kesinlikle. Videolarındaki şiirler kitapta olan şiirler ve bunları seslendirenler ise herkesin bildiği ünlüler.
Kitabın içeriğini özetlemeyi bu sefer es geçiyorum. Sadece okumayanın çok şey kaybedeceğini söylemek istiyorum.