Kapkaranlık Ormanda öyle kötü bir kitap ki bunu nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum. Hani bizde tam istediğimiz şekilde karşılığı olmayan bir kelime var ya “cringe”, bu kitap tam olarak böyle. Kimin adına utanç duyacağınızı şaşıracaksınız. (Ayrıca yorum SPOİLER içeriyor olacak, üzgünüm ama başka nasıl bu kitabın ne kadar kötü olduğunu anlatabilirim ki?)
Sadece 100 sayfasını anlatayım kitabımızın ve nasıl zorlama, nasıl kötü olduğunu görünce böylece benim gibi “harika bir bestseller polisiyesi” olduğu masalına aldanıp da paranızı çöpe atmayın.
Leonora, 16 yaşında Lee, şimdilerde Nora olan ama belli ki bunu kendi de tam bilmeyen, 26 yaşında bir yetişkin. Öyle bir iddiası var yani yazarın. Nora yetişkinmiş falan filan. Kendisi polisiye roman yazarı. Yalnız yaşıyor, kimsesiz ve sözde yıllarca çalışıp didinerek kurduğu bir hayatı var. Arkadaşları, ara sıra nükseden ilişkileri, rızkını kazanacak kadar satan romanları ve çok daha önemlisi, bu büyük bir iddia bence kitabı düşünürsek, karakteri, fikirleri, sağlıklı bir zihni falan var.
Bir gün kendisi bir mail alıyor. Eski en iyi arkadaşı Clare’ın şimdiki en iyi arkadaşı olmaya çalışan, sözde 26 yaşındaki patolojik diğer vakamız Flo’dan. Flo, Nora’yı Clare’in bekarlığa veda partisine ısrarla davet ediyor. Normal insanlar nasıl tepki verir?
Abi n’alaka, on yıldır ne görmüşüm ne konuşmuşum, Flo kim bilmem, bana ne?
Maile şöyle yazar: Hayır, teşekkürler, biz artık görüşmüyoruz. Ya da görmezden gelir.
Ama Nora? Kendince olayı bir dedektif gibi irdelemeye başlıyor. Neden ben? Neden beni çağırıyorlar? Düğüne değil de neden partiye çağrıldım? Çok kişi de davet edilmemiş, neden ben? Gitmek zorundaydım. Hayır diyemem de. Gitmek istemiyorum ama ne diyebilirim ki? Gitmemezlik yapamam. Lanet olsun neden ben? Neden he, beni niye partiye