Maalesef hayatımı belli bir düzene koymayı asla bilemedim. Kendi halimde, bana özel tarzımla yaşamayı hiç isteyemedim. Başkalarının gözünde aynı kalmamı, tek bir biçimde algılanmamı sağlayacak bir davranış sergilemeyi arzulamama ve buna hiçbir engel olmamasına rağmen ruhum hep, anlık değişikliklere boyun eğdi. Bu nedenle, kendi kendiyle kavga eden, ötekinin düşündüğüne aykırı davranan, düşüncesi parçalanmış, zihnen ve duygusal anlamda çatışan iki kişilik oldu hep içimde. Böylece kendime saygı duymak yerine, başkalarının fikirlerine boyun eğen, zaafları olan, bulunduğu halden memnun olmayan ama kılını da kıpırdatmayan birisi oldum çıktım.
Sayfa 57 - Aylak Adam | Çeviri: Fuat Sevimay·Kitabı okudu
Aynı dili kullanıyoruz değil mi, aynı kelimelerle anlaşıyoruz. Ama kelimelerin içi boşsa, sizin ve benim hatam ne ki. Boşlar aziz dostlarım. Ve siz onları hislerinizle dolduruyorsunuz ki ben hissettiklerinizi anlayayım ve onları hoşça dinleyeyim ve karşılığında ben de, kendi hislerimle doldurayım kelimelerimi. Birbirimizi anlamaya niyetlendik ama başarmış değiliz.
Sayfa 43 - Aylak Adam | Çeviri: Fuat Sevimay·Kitabı okudu