Kabalacılar, kıyametten sonra dünyadaki tüm dillerin yeniden karışıp Âdem’in cennette Tanrı ile konuştuğu dile dönüşeceğini öne sürerler. Yalnızca o son anda söylemek istediklerimizle fiilen söylediklerimiz arasındaki bir sözcük dizgisinde ifade edilenle sonra başka bir sözcük dizgisinde tereddüt içinde yeniden inşa edilen arasındaki, sezdiğimizle kavradığımız arasındaki, ilhamdan neşet edenle gerçekleşen arasındaki o uçurum kapanacak ve birbirimizi anlamayı başaracağız.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüzyıllar sonra Voltaire, bir çevirmenin kendi sözcük evini, özgün metnin her bir Tuğlasını yeniden üreterek inşa etmesi gerektiği fikrine karşı çıktı.
“Her bir sözcüğü anlamından sıyırıp yazıya dökerek birebir çeviri yapanlara lanet olsun! Burada şunu kesin kez söyleyebiliriz: Harf öldürür, ruh hayat verir!”
“ İlhan Perisi tarafından uyumlu hale getirilen şeyin güzelliği ve uyumu bozulmadan tercüme edilemeyeceğini herkes bilsin.Mezmurlar’daki dizelerin müziğin ve ahengin güzelliğinden yoksun olmasının nedeni işte budur, çünkü bu dizeler İbranice‘den Yunancaya ve Yunancadan Latince’ye çevrilmiştir ve daha ilk çeviriden itibaren tüm güzellik kaybolmuştur.”