Aslında bir roman okuyoruz gibiyken, bir kitabın yazılma süreci ve yazarın önceki- sonraki dönemlerinde yaşanabileceklerini ayan beyan gözler önüne seriyor bu kitap. Bir yazarın kırılganlığını da inceden hissettiriyor. Kitap sevilecek mi, satacak mı, kitabı ve ismi görünür olacak mı, edebi beğeninin yanı sıra şahsi yorumların ve saldırıların da hedefi olmak aslında bir yazarın eseinin tutması. Bu handikapı, kitabın sözleşme ve yayın süreçleri ve hatta orada dönen dolaplar! Juniper karakteri üzerinden okuyucuya yansıtılıyor. ‘beğenmedim’ demek ne kadar kolay okuyucu için, bir de yazarın gözünden bakmak lazım!…
Konunun içinde geçen Çin- ABD savaş sürecinde hükümetlerin aldığı kararların halklara etkisine değinilerek ırkçılık konusu da ele alınıyor.
Hızlıca okunsa da okurken, kitaplar ve yazarlar hakkında düşündürücü de bir yönü var. İntihal konusu başlı başına düşündürücü ve önemli!
Kitapta değinilen twitter (x) cemaatinin olaylara yön veren ve zorbalığa varan linç kampanyaları da çarpıcı olarak ele alınmış bence.
Sarı Yüz, kitaba adını veren tiyatrolarda Asyalı gibi görünmek isteyen ‘beyaz’ ların yaptığı makyaja verilen isimmiş. Kitap adı hoş bir esinlenme ile ince düşünülerek konmuş.