Eylem U.K.

Ah güzel insanlar, ah....Değişmedi o çamurlara batan hayat....
Yamaçta üçümüz durup, balçık içindeki evlere, dört bir yandan oralara ulaşmaya çalışan, kimi işten çıkıp yorgun yorgun yürüyen, kimi filesinde ekmek taşıyan, kimi de acele acele akşam vardiyasına yetişmek için yokuş aşağı inen, tek tük insanlara bakmıştık. Çamura batıp, çıkmanın eğlenceli yanı silinmişti yüzümüzden, üçümüz de susuyorduk ama o an aynı şeyleri düşündüğümüzü algılıyorduk. Bu insanları seviyorduk, ta yüreklerimizde duyuyor istiyorduk insanca yaşayabilmelerini. Onların bu zor hayat koşullarının değişmesi yalnız ve yalnız devrime bağlıydı. Devrim gerekliliği bazı yerlerde daha yoğun gösterirdi kendini işte böyle... Değişmeliydi bu çamurlara batmış hayat; bu yol olmayan yollar, bu ev olmayan evler, bu sarı çamur... Şehrin varoşlarına sinen bu sessiz çığlık, yankılanmaktaydı içimizde.
Reklam

Eylem U.K.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 00:00
·
2022 2. kitabı
Kemal Varol
8.7/10 · 1.421 okunma
Bu dünyada birtakım dümenler çevirip bunu kimseye anlatmamak için ya deli ya da veli olmak gerekiyordu. Zamparalar ve düzenbazlar, yaptıklarını birilerine anlatmazlarsa yaşadıkları her şey bir yalandan ibaret olurdu. Onların hikâyesi ancak böyle tamamlanırdı çünkü.
Çünkü her hikâye, dinleyen ve anlatan arasında kendince bir eşitlik isterdi. Belki de bu yüzden bütün iyi hikâyeciler yüksek bir tahta çıkmak yerine diz kırıp kalabalığın tam ortasına otururlardı. Okuruna tepeden değil, kalbinin içinden bakan yazarlar da öyle yaparlardı muhtemelen.