Kitabın en güçlü yanı, karakterlerin duygu geçişlerini söze boğmadan, sade ama isabetli cümlelerle kurması. Bazen tek bir cümle, bütün bir geçmişin ağırlığını omuzlarımıza bırakıyor. Yazar, özellikle iç hesaplaşma anlarını titizlikle işliyor okur kendini karakterle birlikte durup düşünürken buluyor. Bu yüzden hikaye yalnızca anlatılmıyor, hissediliyor.
Olay örgüsü büyük kırılmalar üzerine değil, küçük detayların bir araya gelerek büyümesiyle ilerliyor. Tam da bu yüzden kitap, hızla tüketilip geçilecek bir metin olmaktan çıkıp insanın kendi içini yokladığı bir yolculuğa dönüşüyor. Sessiz anların, kaçamak bakışların ve saklı düşüncelerin bile bir önem kazandığı bir atmosfer yaratılmış.