Demir Ökçe
Öncelikle kitapta en etkilendiğim cümle şu:
ABD de nüsfusun %0.9'unu oligarşi sınıfını oluşturuyor. Bu sınıfın serveti ise ülkedeki toplam servetin %70'ini oluşturuyor. Sonradan bunun normal bir şey olduğunu aslında dünyanın asırlardır böle yönetildiğini fark ettim.
Demir Ökçe'ye mücadelenin, haklı kavganın ve devrimin vücut bulmuş hali diyebiliriz. Kitabı okumadan önce oligarşi, komünizm, proleterya, kapitalizm vs. gibi terimler siyasetle bağlantılı olduğu için hep itici gelmişti. Ama kitap beni içine çektiğinde tam manasıyla kendime geldim diyebilirim. Dünyada gerçekte nelerin olduğunu, gözümüzü artık açmamız gerektiğini, etrafta toz pembe bir dünyanın olmadığını ve aslında insanların diğer varlıklardan üstün olmadığını çok net bir şekilde anlıyoruz. Jack London, Martin Eden'de olduğu gibi burada yine kenar mahalle-soylu kesimini ele almış diğer adıyla oligark--uçurum insanları. Ama büyük farklarla. Burada kavgayı, mücadeleyi, insanların vahşi yapısını ve dünyanın nereye doğru gittiğini geleceği görmeden görebiliyoruz. Demir Ökçe'ye dediğim gibi mücadelenin ve haklı kavganın kitabı diyebiliriz. Okumadıysanız çok şey kaybetmişsiniz bence. Hemen okuyun